3 Şubat 2018 Cumartesi

Dorian Gray'in Portresi / Oscar Wilde #kom2018



Dorian Gray'in Portresi

Oscar Wilde

Özgün Adı : The Picture of Dorian Gray

Çeviren : Ezgi Altun

Yayım Yılı : 1890


Dorian Gray, bu yıl okuduğum ilk klasik kitap oldu. Okumayı uzun zamandır istediğim fakat belirsiz nedenlerden ötürü okumaya çekindiğim bir kitaptı aynı zamanda. Eskiden filmini izlemiştim, yine de olayları pek hatırlayamıyordum. Bu da aslında kitabı okuyabilmek adına benim için bir artı oldu. 

Kendisi aynı zamanda okuduğum ilk Oscar Wilde kitabı. Zaten yazarın tek romanı da, Dorian Gray'in Portresi imiş.

Yayımlandığı dönemde İngiltere'de büyük yankılar uyandırmış, ağır eleştiriler almış ve sansürlere maruz kalmış bir eser bu. Ben yarattığı sansasyonu kitabı okuduktan sonra yaptığım araştırmalar sonucunda öğrendim fakat kitabı okurken de aklınızdan bu hikayenin kimi kesimlerin ağır tepkisini almış olduğunu geçiyor; bunu tahmin etmek gerçekten zor değil. Tabii okurken kitabın yazıldığı dönem göz ardı edilmediğinde. 

Kendisi yerine portresinin yaşlanmasını isteyen Dorian'ın tüm hayatı, bu dileğinin gerçekleşmesi üzerine değişir. Bu sırrın ağırlığı gün geçtikçe arttığından, Dorian'ın zulümleri ve ahlaksızlığı da aynı derecede artar.

Oscar Wilde'ın yazdığı tek romanı Dorian Gray'in Portresi konusunun ilgi çekiciliği bir yana, yoğun anlatımıyla okura büyük bir edebi keyif de sunuyor. Konusunu bilseniz de, olacakları bir şekilde tahmin edebilseniz de yazarın kalemini okumanın verdiği tatla kitabı büyük bir iştahla okuyorsunuz. Öyle ki çoğu yeri, kimi cümleleri tekrar tekrar okudum; kitabı bitirmiş olsam da bundan sonra da kitabı açıp karıştırdığımda okumaktan keyif alacağım birçok kısmı işaretledim. 

Hatta şunu söylemem gerekiyor ki kitabı yalnızca olayların düğümlenip şaşırtıcı bir şekilde çözümlenmesi beklentisiyle okuyanlar hayal kırıklığına uğrayabilirler. Çünkü bu kitapta, bu tuhaf hikaye ile anlatılan o kadar çok şey var ki... Yazar, güzellik algısı, sanatçı ve sanat eseri arasındaki ilişki, ahlaki yargılar gibi birçok noktada okuru düşünmeye ve sorgulamaya iten birçok ifadeye yer vermesinin yanında, en basit bakış açısıyla bakıldığında insan psikolojisini hikayenin üç ana karakteri ile ortaya koymaya çalışıyor. 

Dolayısıyla konusu itibariyle fantastik bir kurgu gibi görünse de pek çok ciddi meseleyi irdeleyen, romantik olmaktan çok realistik olan bir eser Dorian Gray'in Tablosu. Okuyucuya edebi anlamda keyif vermesinin yanı sıra, felsefik diyaloglarla okuru irdelediği meselelere kafa yormaya itmesi, estetik cümleleri ve hissettirmeyi en iyi şekilde başardığı kasvetli atmosferi ile Dorian Gray'in Tablosu benim fazlasıyla etkilendiğim ve çok beğendiğim bir kitap oldu. 


Kendimizi suçladığımızda başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı olmaz.

* Bu kitap #kom2018 kapsamında okunmuştur. Etkinliğin detayları için şu yazıya göz atabilir, diğer katılımcıların bu etkinlik kapsamında yazdıkları yorumlara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.


























6 yorum:

  1. Ben de Can Yayınları'ndan çıkan basımını geçen yıl okuyup çok sevmiştim. Ben de senin klasik okuma maratonun vesilesiyle okumuştum sanırım :) Filmini izlemeyi ben de istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmi kitabın güzelliğini unutup izlemek istiyorum, izlerken devamlı karşılaştırmayayım diye :D

      Sil
  2. Kitabı beğenmene o kadar sevindim ki. Benim en sevdiğim klasiklerdendir. Ben romanı okuduktan sonra hızımı alamamış çizgi romanını da okumuş ve filmini de izlemiştim :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çizgi romanı da güzel olabilir, biraz zaman geçsin ben de okurum belki :D

      Sil
  3. şu sıralar sık sık göz kırpıyor kendisi bana kitaplıktan :) bazen seveceğimi düşündüğüm kitapları zor günlere saklama gibi bir huyum var :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu ben de yapıyorum, hatta okuduktan sonra keşke biraz daha bekletseydim dediğim kitaplar da oluyor :D

      Sil