Herkese merhaba!

Sonbahar nihayet geldi, çok mutluyum. Tatil bitti diye biraz üzülüyorum ama sonbaharı, yağmurları, özellikle soğukları çok özledim. İzmir'de en azından geceleri biraz serinlemeye başladı. Hiç yoktan sıcaktan uyuyamama sorunum ortadan kalktı. 

Hem neler yapıyorum bir yazıp dökeyim hem de yaz ayının bir kritiğini yapayım istedim. 



- Bu covera kafayı takmış durumdayım. Siz de dinleyin!-

Bu yaz da her seferki gibi çok hızlı geçti. Özellikle ağustos ayı ne zaman başladı, ne zaman bitti hiç anlayamadım. En uzun gelen aysa temmuz oldu benim için. 

Yaz için yaptığım planlara yine çok uyamadım. En büyük amacım her ay bir Almanca kitap okumaktı ama bırakın Almanca kitabı, İngilizce olarak bile hepi topu üç tane kitap okumuşum ki bunlardan ikisi çocuk kitabı kategorisindeydi. Bu konuda gerçekten çuvalladım, kabul ediyorum.

Şu sıralar, Almanca olarak Charlie und die Schokoladenfabrik kitabına başladım ama ne yazık ki bu kitabı yaz ayına dahil edemiyorum. Resmen bahara kaldı kitap kelimenin tam anlamıyla 
:D


-evet, rezilim-


Bitirmek istediğim diziler konusunda da başarılı değildim. Ygs-Lys döneminde izlemeyi bıraktığım ama devam etmek istediğim birçok dizi var, fakat sadece Supernatural'a bu fırsatı verebildim. Bir sezonu koskoca bir ayda bitiremedim, yarısına anca gelebildim. 

İzlemek istediğim animelerin, K-dramaların da listelerini yapmıştım ama o konuda da fıssss..

Daha fazla Kore dizisi izleyebilmiş olmayı dilerdim, tablo beni üzdü açıkçası..

Bu yaz cidden kusana kadar film izlemişim. Tam tamına 30 tane. Bu hesaba göre her üç günde bir film izlemişim. Ne kadar boş vaktim varmış siz düşünün artık -_- 

En büyük üzüntümse yazma konusunda vasat bir yaz geçirmiş olmam. Belki daha önce hiç bahsetmedim ama bir seri üzerinde çalışıyorum. Hem de yıllardır. Fakat okul dönemlerinde bu çalışmalarıma yoğunlaşamıyorum. Bu odak problemi de hikayede olay örgüsü açısından kopukluklara neden oluyor. 

Bu yüzden kitapları toparlayıp son haline getirmek bu yaz için en büyük amacımdı. Fakat ne yazık ki bu boş vakitlerin fırsatını bilemedim ve öyle yarım yamalak kaldı yine kitaplarım. Hepsi hala taslak halinde, ne zaman doğru dürüst düzenleyeceğim hiç bilmiyorum. Bırakın bastırmayı, son hallerini elimde tutabilsem kuş olup uçarım mutluluktan :D




Neyse, yaz ayı genel olarak böyle tembellik ve miskinlik yaparak geçti. Tek memnun olduğum konu kitap okuma konusunda çok da rezalet bir mevsim geçirmemiş olmam. Bu yaz 25 tane kitap okumuşum. 30 olsa daha iyi olurdu evet, ama yazımın yarısı - blogumu takip edenler bilir - Erasmus stresiyle geçti. 

Sözü gelmişken, Erasmus hakkımdan da feragat ettim. Tüm yaz ayı bu konuda çok sancılı geçti benim için. Belirsizlik hissi çok sıkıntı verdi bana. Kalacak yer bulma konusunda çok büyük bir problem yaşadım. Bu yüzden de sonunda feragat etmeye karar verdim. Umarım böylesi benim için daha hayırlı olur. Olur dimi? ^^




Bu yılki derslerimi büyük bir hevesle seçtim ve en heyecanlı olduğum da Edebiyat ve Mitoloji adlı ders. Bilgi paketinde yazanlar insanı çok fazla heveslendiriyor. Umarım beklentilerimi karşılayan, verimli bir ders olur ve hayal kırıklığına uğramam. 

Bayram sıradan geçti, son yıllarda bayramların her günden hiçbir farkı yok benim için. Yine de üzülmüyorum bu duruma pek. Ailemle olduktan sonra mutlu olmak için başka bir nedene ihtiyacım yok çünkü :')


...

Sizin yazınız nasıl geçti? Planladığınız şeyleri yapabildiniz mi?

Yeni dönem için planlarınız neler?

Benimle paylaşın!