she was pretty ile ilgili görsel sonucu

She Was Pretty
Yapım Yılı : 2015
Türü : Romantik / Komedi
Puanım : 3/5


Herkese merhaba!

Tahmin edersiniz ki ben bu diziye Kill Me Heal Me'den sonra, içine düştüğüm boşluktan kurtulmak için, ayrıca baş rollerini Hwang Jung Eum ve Park Seo Joon oynadığından başladım. 

Ne var ki daha sonrasında diziyi izlememin ve sonunu getirmemin yegane sebebi Choi Siwon oldu.

Dizinin ilk yarısı bitene kadar benim için tam beşlik bir yapımdı ama ne olduysa yarıdan sonra oldu. 

Öncelikle dizinin konusu şu;

Kim Hye Jin varlıklı bir ailenin güzel kızıdır. İlk aşkı Ji Sung Joon ise kilolu bir oğlan çocuğudur. Ne var ki yolları ayrılmıştır ve Sung Joon Amerika'ya taşınmıştır. Yıllar geçer, Hye Jin'in ailesi ekonomik sıkıntılar yaşar. Ayrıca eski güzel halinden de eser kalmaz. Babasından geldiğini söylediği çirkin genler ona geçer. Buna karşın, Amerika'da büyüyen Sung Joon yıllar sonra yakışıklı, başarılı bir dergi editörü olur. İkisinin yolları The Most isimli moda dergisinde kesişir.


Öncelikle sevdiğim şeylerden bahsetmek istiyorum. 

-Çok eğlenceliydi. Yani gerçekten böyle doya doya güldüğüm başka bir Kore dizisi daha izlemedim. Gerçek anlamda izlediğim ilk romantik komediydi, ben genelde dram/romantik izliyorum çünkü. Yine de bu kadar güleceğimi tahmin etmiyordum izlemeye başladığımda. Bir de Secret dizisiyle aynı zamanda izledim bunu, ki o dizi de dramın dibi, Hwang Jung Eum'un beni bir dizide ölesiye güldürüp birinde salya sümük ağlatması dengemi bozmadı değil. 

-The Most ekibine hayran oldum, onlardan biri olmak istedim. Çalışma ortamları, arkadaşlıkları, atışmaları o kadar samimiydi ki. Yaşadıkları yoğunluğuna, ağır çalışma saatlerine bile razıyım yani, ben de umarım öyle çalışma ortamlarında bulunabilirim ileride.

-Hye Jin ve Ha Ri'nin arkadaşlıkları. Min Ha Ri karakterini yanında Hye Jin olmadığı zamanlar çok soğuk ve yapay bulduğum bir gerçek. Ama ikisi yan yana olunca da arkadaşlıklarına, sohbetlerine imrenmedim değil şimdi. Hele son bölümdeki sahneleri çok tatlıydı. 

-En, en, en sevdiğim şey Sung Joon'ın Hye Jin'e onun ilk aşkı olduğunu bilmeden aşık olmasıydı. Yani aslında Sung Joon kendisini ilk aşkıyla beraber olmak için şartlamamış. Ama Hye Jin.. Neyse bu sevmediklerim kısmına dahil olacak.

-Diziyi bana izleten karakter, Kim Shin Hyuk. Choi Siwon, karakteri o kadar güzel canlandırmıştı, bu rol için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Onun gibi arkadaşım, hatta erkek arkadaşım olmasını nasıl isterdim..

Artık dizideki hoşlanmadığım şeyler kısmına geçiyorum. Ki bunlar diziye beş değil de üç puan vermemin sebepleri. 

-Yaptığı tüm kabalıklara ve hakaretlere rağmen Kim Hye Jin'in Sung Joon'a yeterince tepki göstermediğini düşünüyorum. Sanki ilk aşkı olduğu için hala ona aşık olmak zorundaymış gibiydi. Ayrıca dizinin yarısından sonra, o makyaj yapıp kendisini değiştirdiği kısımlarda sanki oyuncu değişmiş gibi hissettim ben. Kim Hye Jin'in o enerjik, saf ve doğal halini özledim açıkçası. Ayrıca eski hali daha tarzdı bence. -_-

- Aynı şekilde Sung Joon karakterinin Kim Hye Jin'in gerçekte kim olduğunu öğrendikten sonra geçirdiği değişim. Birdenbire... Hiç inandırıcı değildi, aksine beni diziden daha da soğuttu. 

- Normalde klişelerden nefret eden bir insan değilim. Ama sanırım diziden zaten soğuduğum için o klasik aşk sahneleri filan bile beni baydı. Geri dönüşler sıkıcı derecede fazlaydı. Birbirlerini, aynı ortamda olsalar da görememeleri filan.. Ayhh..

- Gereksiz bir gizem yaratılma peşindeydi. Başkanın oğlu kim, Ten kim gibisinden. O muhabbetlerden çok sıkıldım, bir de kimse bir şey tahmin edemiyor ya her şey barizken, o daha da sinir bozucu :D Başkanın oğlu olmasa da Ten'in kim olduğunu başından beri biliyordum ben. 

- Puzzle meselesi. Ben normalde dizileri izlerken böyle mantık hatası arayan, bulunca tatmin olan  tiplerden sayılmam. :D Ama bulunca da diziye karşı olan hevesim anında kaçar yani. Bu konuda belki de ben bir sahne filan kaçırmışımdır dedim ama kardeşim de benimle aynı fikirdeydi. Yine de şöyle bir araştırınca gerçekten de hata olduğu kanısına vardım.


Ha Ri, Sung Joon'u kendisinin Hye Jin olduğuna tamamen inandırmak için, Hye Jin'in masasında duran puzzle parçasını almış ve onu Sung Joon'a vermişti. Saçını başını yolasım gelmişti hatta hiç unutmuyorum. Sonra bir baktık, parça yine Hye Jin'in ellerinde. WTF?

Bittiğine üzüldüğümü söyleyemeyeceğim çünkü bitse de gitsek havasındaydım son bölümleri izlerken. Dediğim gibi Siwon olmasaydı herhalde onuncu bölümden sonra filan izlemeyi bırakabilirdim. Zaten bence bu dizinin ömrü on bölümlüktü. Sung Joon gerçeği öğrendikten sonra pek uzatmasalardı hafızamda daha iyi kalabilirdi bu dizi. 

Yine de ilk yarısı iyi güldürdü. Eğer gülmeye ihtiyacınız varsa en azından ilk yarısını, onuncu bölüme kadar filan izleyebilirsiniz. Gerisini de  Choi Siwon izlettirecektir zaten. 


Siz She Was Pretty'i izlediniz mi?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!