Kill Me, Heal Me

Yapım Yılı: 2015
Türü : Romantik / Dram
Puanım : 5/5


Herkese merhabaaa!

Bu yazıyı yazarken içim içime sığmıyor sanki!

Kill Me, Heal Me'yi yazdan beri izlemek istiyordum, hatta izlenecek diziler listemin üstlerinde yer alıyordu ama bir türlü başlayamamıştım. 

Sonra şu yazıyı okudum ve dedim ki daha ne bekliyorum! Bu yüzden Kalem Kuklası' na bir teşekkürü borç bilirim. Dizi hakkında yazdığı şeyler benim için son tetikleyici oldu. 


Genelde başıma kitaplar konusunda gelen; film ve diziler konusunda çok çok nadir yaşadığım bir durumu, KMHM ile yaşadım bu sefer. Hafızamı sıfırlayıp bu diziyi baştan bir daha, hatta ondan sonra bir daha, bir daha, bir daha izlemek istiyorum!

Şu güne kadar izlediğim en iyi Kore dizisi için hiç tereddütsüz I'm Sorry I Love You dizisini söylerdim. Ama şimdi hangisi daha güzeldi diye düşünüp ikisi arasında seçim yapamıyorum. İkisi de beni aynı derecede etkileyen yapımlar oldu. 



Şimdi hemen kısaca konusundan bahsetmek istiyorum dizinin;

Varlıklı bir aileden gelen Cha Do Hyun, çocukluğunda yaşadığı bir travma sonucu ortaya çıkan, Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu hastalığına sahiptir. Altı farklı alt kişiliği vardır; Shin Se Gi, Ahn Yo Sub, Ahn Yo Na, Ferry Park, Nana ve Mr.X. Her kişilik farklı davranışlar sergilemektedir. Cha Do Hyun bir gün ona yardım etmeye hevesli olan genç psikiyatrist Oh Ri Jin ile karşılaşır. Bunun yanı sıra Oh Ri Jin'in, Omega takma adıyla tanınmış bir yazar olan ikiz erkek kardeşi de Cha Do Hyun'a garip bir ilgi duymakta ve onun hakkında araştırmalar yapmaktadır. 



Aynı hastalığı konu alan bir diğer Kore dizisi olan Hyde, Jekyll and Me'yi takip ediyordum geçen yıl ama Hyun Bin'e rağmen beş-altı bölüm izleyebildim, hiç ilgimi çekmedi, çok sıkıldım. 

Öncelikle bahsetmek istediğim şey her ne kadar dizinin konusu, senaryosu olsa da diziyi izlememiş olanlar için bunu en sona saklayacağım. 

İzleyen herkesin hem fikir olduğu konudan söz edelim; oyunculuk.

Yedi farklı kişiliği canlandıran Ji Sung'ın oyunculuğuna diyecek yok aslında. Bu cümle bile başlı başına ne kadar yetenekli bir aktör olduğunu vurgular nitelikte. Böyle bir rolün altından kalktığı için onu tebrik etmek gerekiyor kesinlikle. 



Hiçbir karakteri öylesine oynamadığı, hepsi için ayrı bir çaba sarf ettiği o kadar belli oluyordu ki.. Büründüğü karakterlerin kendine özgü konuşması, bakışı, davranışı var ve tüm bunları izleyiciye hissettirebilmek her oyuncunun harcı da değildir yani.

Dizinin dinamiği, hareketliliği ve sürekliliğini sağlayan en büyük etken Ji Sung'ın başarıyla hayat verdiği alt karakterlerdi bence. 


Ayrıca esas kızımız Oh Ri Jin'i canlandıran Hwang Jung-eum da çok doğal ve sevimli bir oyunculuk sergiledi. 


Dizide tarzına hayran kaldığım karakter de Oh Ri On oldu. Gerçekten çok şık giyiniyordu, onun sahnelerinde konuşmalara zor adapte oluyordum :D




Dram ve komedinin çok güzel ve dozunda harmanlandığı bir dizi KMHM. 

Diziyi hala izlemeyenler için söyleyebileceğim son şey; çok şey kaçırdığınız. Eğer Kore dizisi izlemeyi seviyorsanız ve henüz bu dramayı izlemediyseniz, ki pek sanmıyorum, koşun hemen izleyin, hiç beklemeyin. 


Yazının devamı diziyi izleyenler içindir.

Diziyi izlerken bende devamlı bir şeyler çözme çabası vardı ve bu da heyecanımı, merakımı sürekli hale getirdi. İzlediğim süre içinde, gün boyu kimi zaman kendi kendime, kimi zaman annemle birlikte abuk subuk teoriler ürettik. Ama sonunda yine ters köşe olduk. 

Bu hiç beklenmedik şeylerle karşılaşma durumu çok ama çok hoşuma gidiyordu. Kimi insan tahminlerinin doğru çıkmasından mutlu olur ve bu duygu onu tatmin eder. Ben o insanlardan değilim işte, ne kadar uçuk kaçık öngörülerde bulunsam da sonunda benim aklıma hayalime gelmeyen şeylerin çıkmasından büyük zevk alıyorum :D

Anılar kopuk kopuk gösterildiği için sinirleri bozuluyor insanın, bir an önce şunu doğru dürüst gösterseler de kurtulsak diye deliriyor. Ama bu yirmi bölümlük bir dizi için gerekli, o boşluklar olmasa izleyiciyi kendine bağlayamaz, finalde yaratmayı amaçladığı şoku başaramaz. 



Anıları kendimiz toparlayıp geçmişte neler olduğuna dair fikirler üretmeye çalıştık. Biz annemle Oh Ri On gerçek varis ve Cha Do Hyun'la kardeş çıkacak sanıyorduk, çok basit düşünüyormuşuz gerçekten. Biz entrikadan filan anlamıyoruz -_-

Shin Se Gi, izleyen herkesin kalbinde bir iz bırakmıştır diye düşünüyorum. Oh Ri Jin'in de dediği gibi o, Do Hyun'un en acı çeken parçasıydı ve sevilmeye en ihtiyacı olan kişilikti belki de.

Ayrıca Se Gi'nin Do Hyun'u kıskanması çok kalp kırıcı değil miydi ya. Ri Jin ondan bahsettikçe nasıl üzülüyordu. Ama sonunda 'Sen bensin. Ben senim.' repliği yüreğime biraz da olsun su serpti.



En çok hoşuma giden, diziyi ancak ikinci kez izlediğinizde anlayabileceğiniz, ileriye dönük imaların, ip uçlarının bulunduğu sahnelerdi. Buna edebiyatta 'foreshadowing' deniyor ve gerçekten büyük bir kabiliyet gerektiriyor bence. Dizide bunun örneklerini gördük ve bana çok güzel hisler yaşattı bu sahneler. 

Taaa birinci bölümdeki saat on meselesi,
"Beni çağırdın."
Havai fişekler,
"Adın ne?" sahnesi...
"Kurtar beni. Hatalıydım."

Dizi çok fazla vurucu sahneye sahipti. Gülerken birden gözlerinizi doldurabiliyor, boğazınızın düğümlenmesine sebep olabiliyordu. Hiç sıkılmadan arada açıp izleyeceğim çok yeri var. 

Dizinin müzikleri de bir harikaydı bu aradaaaa ^.^ 




Kişiliklerin hepsine o kadar alışmıştık ki veda sahnelerinin hepsinde duygulanıp ağladım ben. En çok da nedense Ferry Park'ın son sahnesi etkiledi beni. 




Aslında kişiliklerin gitmesine bu kadar üzülmemizin nedeni, onları farklı karakterler, Cha Do Hyun'dan bağımsız insanlar olarak kabul etmemiz, öyle görmemizdi. Ayrıca ben Do Hyun'un onlara ihtiyacı kalmayınca öylece kaybolacaklarını sanıyordum. Ama hepsine ayrı ayrı veda ettik ve bence buradaki amaç da duygusallığı arttırmaktı. 

Veda sahneleri sanki kişilikler ölüyormuş gibi çekilmişti ve bu gerçekten beni dumura uğrattı.

Yine de kişisel fikrim, kişiliklerin öylece yok olduğu yönünde değil. Hepsi Cha Do Hyun'un bir parçasıydı ve öyle olmaya da devam ediyorlar. Gittiklerinde aslında bağımsız olmayı bırakıp Do Hyun'a katıldılar. Hepsi birlikte Cha Do Hyun'u oluşturuyor bana göre.

Ayrıca kişiliklerin oluşma sebeplerini de çok güzel açıkladılar. Senarist gerçekten de harika bir iş çıkarmış. 


İnsanın çocukluğunda yaşadığı kötü şeylerin daha sonra nasıl sonuçlandığını görmek çok üzücüydü. Dünyada kim bilir bunun gibi kaç örnek var. Çocukluğunu olması gerektiği gibi yaşayamayan kaç çocuk, kötü anıların sebep olduğu yaralarla yaşamak zorunda kalan kaç yetişkin insan var. 

Umuyorum gelecekte çocuklara yönelik şiddet azalır ve en kısa zamanda da son bulur. Çocukluğunda zarar gören, daha sonra da bu hatıralarla baş etmek zorunda kalan insanlar da onları anlayan ve yaralarını sarabilecek insanlarla karşılaşırlar.


Uzun bir yazı oldu biliyorum ama mazur görün, çok sevdim diziyi. Söylemek istediklerim bu kadar da değil ama kendi saçma hayran heveslerimi yazıya dökemedim. :D

Son olarak favori K-Drama çiftinden birkaç kare paylaşarak bitiriyorum yazımı...







...


Siz KMHM dizisini izlediniz mi?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!