Binbir Hayalet / Alexandre Dumas | Kitap Yorumu #kom2019


Binbir Hayalet

Özgün Adı: Les mille et un fantômes

Yazarı: Alexandre Dumas (père)

Yayım Yılı: 1849

Çevirmeni: Alev Özgüner



Karanlık Şato'nun bu ayki okuması Alexandre Dumas'dan Binbir Hayalet'ti. Yazarı ilk defa okuyacak olmasam da adı ve konusu itibariyle, sonrasında hakkında duyduklarım ile ilgimi epey çeken bir kitaptı Binbir Hayalet. Monte Cristo Kontu'nu bu yılın başında okudum ve o kadar çok sevdim ki hala dilimden düşmedi gitti! 2019'un enleri listesinde başı çekeceği kesin. Durum böyle olunca aslında Binbir Hayalet'ten beklentim de yüksekti ister istemez. İçeriğinin, konusunun farklı olduğu farkındalığıyla okudum elbette kitabı.

Ön sözleri sonradan okumayı sevdiğimden bahsetmişimdir mutlaka. Bu sefer de öyle yaptım çünkü ön sözü kitabın çevirmeni yazmış. Özellikle çevirmen ön sözleri kitapla ilgili inceleme içerdiğinden bunları kitabı bitirdikten sonra okumayı daha çok seviyorum. Böyle daha iyi oturuyor kafamda çevirmenin anlattıkları. Ayrıca kitaba, çevirmenin sözleriyle veda edip kitabın kapağını öyle kapatmayı da kendimce romantik buluyorum, ne yalan söyleyeyim. Bana kalırsa siz de ön sözü sonradan okuyun, bu tercihim beni bir kez daha memnun bıraktı.

Kitap Dumas'nın bir dostuna yazdığı bir mektupla başlıyor. Hal böyle olunca insan bir şaşırıyor, okuyacaklarının gerçek mi kurgu mu olduğunu sorgulamaya daha en baştan başlıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu bahsi geçen hayalet hikayelerini anlatmak için harika bir yöntem seçmiş Dumas. Onları dolaylı yoldan kendisi anlatmak yerine karakterlerine, karakterleri de demeyelim de onları dinlediği kişilere anlattırmış olduğu gibi. Kendisi de bizim gibi dinleyiciymiş aslında. Bir nevi duyduklarını rapor edip bir kitap haline getirmiş gibi bir şey. Kitapta birden fazla hikaye var ve bence hepsi az ya da çok ürkütücüydü. Hikayeyi kitabın bağlamından bağımsız okusam, dinlesem belki bu kadar etkilenmezdim ama Dumas bize bu hikayenin anlatıldığı ortamı da inanılmaz güzel betimliyor. Kendinizi hikayenin anlatıldığı yerde, sus pus olmuş dinleyicilerin arasında hissetmeniz işten bile değil. Kısacası hikayeler kendi başlarına ürpertici olsa da anlatıldıkları mekanın tasviri, o an içinde bulunulan durum ve ortamdaki atmosferin anlatımı hikayelerin etkileyiciliğini arttıran en önemli unsurdu bana göre. 

Monte Cristo Kontu'nda yazarın eğlenceli, yer yer alaycı ve nükteli bir anlatımı vardı. Aynı üslupla bu kitapta da karşılaşmayı bekliyordum ama öyle değildi. Bu kötü bir şey değil, aksine yazarın farklı anlatımlarla okuru karşılaması bence çok hoş. 

Çeviriyle ilgili bir nokta hoşuma gitmedi o da çevirmen notlarına ihtiyaç varken bu tür notların kullanılmamasıydı. Hikayelerin arka planı dopdolu, açıklanması gereken çok şey var okurun ne anlatılmak istendiğini anlaması için. Hikayelerde geçen olaylar, mekanlar, şahıslar dahi gerçek. Bu yüzden Fransız tarihine hakim olmayan her okuyucu kendini yabancı hissedecektir. Çevirmen bu açıklamaları toplayıp ön sözünde bunlara uzun uzun değinmiş fakat ben gibi ön sözü sonradan okuyanlar ya da hiç okumayanlar için metnin içinde bu açıklamalarını yeri geldiğinde yinelemeyi tercih etmemiş. Bana yabancı gelen bu tür unsurlarla karşılaştığımda gözüm hemen çevirmen notu/yayıncı notu vb. bir açıklama arıyor. Bulamayınca kendimi bağlam dışı hissediyorum ve anlayamadığım o şeyi bilmemek beni okuma sırasında inanılmaz rahatsız ediyor. Boş verip geçemiyorum yani, bir şey eksik kalmış gibi hissediyorum ve aklım oraya takılıyor. Tadım kaçıyor kısacası :D 

Dediğim gibi büyük olasılıkla ön sözde özellikle üzerinde durulduğu için metin içinde tekrarlanmamış bu açıklamalar. Bana kalırsa gerekliydi. Okuma kolaylığı sağlamak ve okuyucuyu bağlamdan koparmamak için çok iyi olurdu. 

Bunun dışında çeviri akıcıydı. Alexandre Dumas'nın anlatımı, söylememe gerek var mı bilmiyorum ama, çok sürükleyiciydi. 


Siz Binbir Hayalet'i okudunuz mu?

Hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Benimle paylaşın!

Yorum Gönder

2 Yorumlar

  1. Çevirmenleri bilerek hatalı yapıyorlar gibi...bu duruma çok rast gelmeye basladim

    YanıtlaSil
  2. Ben de henüz okumadım ve merak ediyorum. Listemde, teşekkürler güzel tanıtım için.

    YanıtlaSil