Herkese merhaba!

Bu konuda yazıp yazmama hakkında çok düşündüm çünkü kendim de öyle yılların bloggerı sayılmam, yalnızca üç yıldır blog yazıyorum. Yine de naçizane fikirlerimi blog açmakla ilgili düşünceleri olanlara, blogunu yeni açanlara bir fikir versin diye paylaşmak istedim.

Şimdiye kadar birçok arkadaşımdan blogumla ilgili, genel olarak blogger ve blog ortamıyla ilgili bir sürü sorular, öneri istekleri aldım. Ben de bir blog yazmaya başlamadan önce ufak tefek tereddütler yaşadım ama neyse ki etrafımda beni teşvik eden insanlar vardı. Belki de dışarıdan gelen bir destek olmasaydı ben de şu an keyifle yaptığım bu işi yapmıyor olurdum.

Blog yazmakla ilgili sorulan çok şey var, blog içeriği, teknik kısımları vs. Fakat benim bu yazımda değinmek istediğim, bana sorulduğunda cevabını vermekte zorlandığım bir konu : 

-nasıl takipçi kazanıyorsun?

-yazılarının okunmasını nasıl sağlıyorsun? 

Öncelikle ben kendimden örnekler vererek bu durumu açıklamaya çalışayım.

Herkesin blog açmak istemesinin öyle ya da böyle bir sebebi vardır, benimki de okuduğum kitaplar hakkında düşüncelerimi yazmaktı. Bunu çok istiyordum çünkü etrafımda okuduğum kitaplar hakkında uzun uzadıya konuşabileceğim, sohbet edebileceğim kimse yoktu. Kitabın bende yarattığı hisler, düşünmeye ittiği konular, götürdüğü bambaşka dünyalar hep içimde kalıyordu ve bunları bir şekilde dışa vurmak benim için bir ihtiyaç haline gelmişti.

Kısacası ben blog yazmaya bu gerekçeyle başladım ve amacım hiçbir zaman çok takipçi kazanmak olmadı.

Bence sizin de amacınız bu olmamalı.

Gerçekten çok sevdiğiniz bir konu hakkında yazmak, tutkularınızı, hayallerinizi paylaşmak, düşüncelerinizi aktarmak ve hislerinizi dışa vurmak için blog yazın. Birileri sizi takip etsin, yalnızca bir sayıdan ibaret takipçileriniz olsun diye değil.

Böyle olduğu zaman, yani tek amacınız, "ben bir şeyler yazayım insanlar da okusun" olursa, yazdıklarınızı kimse okumuyor diye hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz, hevesiniz kırılabilir. Zaten tam da bu yüzden ortalık bir sürü terk edilmiş blogla dolu. 

Burayı kendinize ait bir ajanda gibi görün. Kişisel bir günlük gibi. Şey, o kadar da kişisel ve özel değil tabii ama bu platformda yazdıklarınız uzun vadede sizin için birer anıya dönüşecek ve sonrasında geri dönüp bu anıları karıştırmak sizin için inanılmaz keyifli ve belki bazı durumlarda hüzünlendirici olacak. Tıpkı bir fotoğraf albümünü açıp eskileri yad etmek gibi.

Kendinizle konuşun. Burada sizden başka kimse yokmuş gibi, aynanın önündeymiş gibi, kendinizle baş başbaşaymışsınız gibi doğal olun. Gösteriş yapmanıza gerek yok, çünkü zaten burası kendiniz olmanız için en uygun yer. Eğer kendinizi en iyi yazarak ifade ediyorsanız, zaten burada "mış gibi" yapmanız gerekmeyecek. Doğal olun, samimi olun, içinizden geldiği gibi olun. 

Derdiniz yalnızca okunmak olmasın, ama yalnızca yazmak da olmasın. Burada sizin gibi bir şeyleri kelimelerle harika bir şekilde anlatan başka insanlar da var, onları keşfedin. Bloglarını ziyaret edin, arkadaşlıklar kurun. Bunu "o da beni okusun" düşüncesiyle asla yapmayın, zaten bunun işe yaradığını da hiç sanmıyorum. Aynı ilgi alanına sahip olduğunuz bloggerların yazılarını takip edin, onlara geri dönüşlerde bulunun. İletişim kurmaktan çekinmeyin, yeri geldiğinde öneri isteyin, öneri verin. Eleştirin ama doğru ve kibar bir şekilde, ha bir de eleştiriye açık olun. 

Hiç takipçiniz olmasa bile, kimse yazdıklarınıza bir yorumda bulunmasa bile, kendinizi blogunuzda yapayalnız hissetseniz bile o sizin blogunuz. Hiçbir şey olmasa bile içinizi dökebileceğiniz, yazma becerinizi kendi kendinize geliştirebileceğiniz bir yer. Uzun süre sonra düşüncelerinizin, duygularınızın ve anılarınızın deposu haline gelecek bir günce. 

O yüzden lütfen, eğer amacınız sadece okunmaksa, bu işe bulaşmayın. Yazmak amacıyla blogger olduysanız ve yine de şu okunmaları kafanıza takıyorsanız, boş verin, yazmaya devam edin! Blogger olmanın en güzel yanı da bu zaten. Kimin hayatına, ne zaman, hangi cümlelerinizle dokunduğunuzu asla bilemezsiniz; fakat bunu yaptığınızı bir şekilde hissediyorsunuzdur. 

İşte bu ihtimalin insana yaşattığı duygu, blog yazmaya değer.



Siz de blog yazıyor musunuz?
Eğer öyleyse blog yazma nedeniniz ne?
Bu işe başlayacaklara tavsiyeleriniz var mı?

Benimle paylaşın!