Fantastic Beasts and Where To Find Them

Türü : Fantastik, Macera

Yapım Yılı : 2016

IMDB Puanı : 8.1




Herkese yeniden merhaba!

Sonunda ilk fragmandan beri, hatta ne fragmanı, ilk açıklamalardan beri dört gözle beklediğimiz Fantastik Canavarlar filmi vizyona girdi ve sabırsız bir muggle olarak hemen gidip izledim. Filmin vizelerimin bittiği gün vizyona girmesi de bana çok çok büyük bir hediye oldu resmen. Tüm o yoğunluk ve yorgunluğun ödülü gibiydi benim için filmi izlemek. 

Doğrusunu söylemek gerekirse çoğu kişi gibi benim de filmden çok yüksek beklentilerim vardı. Aynı zamanda bu beklentilerimin karşılanmayabileceğinin korkusunu da taşıyordum içimde. Çünkü Potter evreninde geçen bir hikaye söz konusu olunca insan ister istemez böyle devasa beklentiler içine giriyor, elimizde olan bir şey değil. Durum böyle olunca hayal kırıklığına uğrama riski de doğru oranda büyük oluyor tabii.

Bir de ben, öyle bir kitaptan nasıl bir film çıkacak çok çok merak ediyordum. Yani, olay örgüsü olmayan bir kitap sonuçta Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar... Adından da anlaşılacağı gibi, ki okuyanlar da bilir, ansiklopedi gibi bir kitap var ortada. Senaryonun tamamen bilinmez olması filmi daha da gizemli kılıyordu ve bu da benim için en büyük heyecan sebebiydi açıkçası. 


Film genel olarak beklentilerimi karşıladı. Ben izlerken çok eğlendim, üzerine düşünmeden yaptığım ilk yorumların hepsi olumluydu. Salondan yüzümde kocaman bir gülümsemeyle çıktım, uyuyana kadar devamlı filmi övdüm, fangirl damarım kabardı, uyuyana kadar film hakkında dırdır edip durdum.

Öncelikle büyü dünyasına, seyirci olarak da olsa, sadece birkaç saatliğine de olsa yeniden dahil olmak muazzam hissettirdi. Bu konuda başarılı olması zaten filmi beğenmemdeki en büyük neden. Olay örgüsü büyük bir muamma olduğundan, yani bu açıdan ne bekleyeceğimi bilmediğimden, canavarların yanında işlenen hikaye çok hoşuma gitti. 

Aslında filmdeki asıl olay yanında canavarlar arka planda kalmışlardı. Yani aslında filmin adı "Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?" olsa da mesele canavarlar değildi. Canavarlar işin baharatı gibiydi daha çok. Newt Scamander karakterini kullanarak bir kurgu oluşturulduğundan canavarları da olayı dahil etmez kaçınılmaz olmuş gibi yani. Bu hoşuma gitmediğinden değil, sadece eğer filmde canavarlar tanıtılacak ya da canavarların merkezde olduğu bir macera yaşanacak gibi bir düşünce ya da beklentiniz olmasın diye belirtiyorum. 


Yukarıda da söylediğim gibi senaryo için tercih edilen bu yol çok makul ve doğal geldi bana. Öyle bir kitabı filme uyarlamak için bir olay örgüsüne, canavarların içine dahil edilebileceği başka bir kurguya ihtiyaç vardı zaten. 

Benim için, sonradan üzerinde düşündüğümde fark ettiğim, tek sorun bu asıl olayın aslında biraz geri planda kalmış olmasıydı. Az önce anlattıklarımla çelişiyor gibi olabilirim ama anlatmak istediğim şu ki hikayede tamı tamına aydınlatılmamış yerler kaldı bana göre. Kurguya güzelce yedirilememiş gibi geldi, daha detaylı, açık bir şekilde aktarılabilirdi diye düşünüyorum. 

Oyuncuları çok beğendim, özellikle Ezra Miller'ın karakterini canlandırmasına ba-yıl-dım. Pek repliği yoktu, fakat duruşu, bakışı seyirciye karakteriyle ilgili her şeyi aktarmaya yetiyordu bence. Tek kelimeyle mükemmeldi. 


Diğer yandan Tina karakteri için beklentilerim çok daha başkaydı. Fragmanlar ve okuduklarım doğrultusunda onu daha sert, tuttuğunu koparan, asi bir cadı olarak canlandırmıştım kafamda ama filmde daha uysal, hatta sönük, pasif bir karakter olarak karşımıza çıktı. Bu beni biraz hayal kırıklığına uğratmadı değil. Fakat oyuncunun son sahnedeki bir hareketi ya da mimiği mi demeliyim, bu olumsuz düşünceleri zihnimden atmama yetti de arttı. 


Filmde çok hoşuma giden bir başka şey de, hem dönemin hem de farklı bir büyücü topluluğunun yeterince iyi gözler önüne serilmesiydi. 

Amerika'daki büyücüleri görmek, zihinlerimizdeki Potter evrenini bir tık daha genişletmiş oldu bence. Buradaki büyücü ahalisinin farklı kuralları olduğunu öğrendik. Geçmişteki olaylar yüzünden, cadı avı, Salem cadı mahkemeleri vb., büyü dışı dünyayla aralarında daha keskin çizgiler var; öyle ki bir büyücü, büyü gücü olmayan biriyle evlenmek şöyle dursun, flört bile edemiyor yasalar gereğince. 





Bu arada büyü gücü olmayanlara "muggle" değil de "no-maj" demeleri çok güzel bir ayrıntıydı, benim çok hoşuma gitti. 

Filmde kimilerine küçük gelebilecek, fakat benim için çok büyük ve anlamlı olan bir mesaj vardı ki söylemeden geçmek istemiyorum; insanlar doğadaki en korkunç, en tehlikeli yaratıktır.






Bir yandan da Grindelwald olayının işlenmesi diğer filmleri için seyirciyi daha da heyecanlandıran bir unsurdu bence. Devam filmlerini manyak bir merakla bekliyorum. 

Çok, çok güzeldi. Harika bir iş çıkartmışlar. Bir kez daha izlemeyi felaket istiyorum. Diğer filmleri de dört gözle bekliyorum.


Siz filmi izlediniz mi?

Hakkında yorumlarınız neler?

Benimle paylaşın!






*Görseller IMBD'den alıntıdır.