Gündüzleri çok yoğun olduğum için bloga yazı yazmak ancak daha sakin olan akşam vakitlerine kalıyor. Sanırım bugün de bugünün yazısını en geç yazan katılımcı benim. Geç olması hiç olmamasından iyidir diyerek başlıyorum o halde.

Bugünün konusu şöyle;

→ Düşün ki bugün doğum günün, sana ne alınsa mutlu olursun? Şöyle güzel bir hediye listesi yapsana kendine…

İlk okuduğumda zihnime bir sürü şey üşüştü, listeye ne yazacağımı bilemedim çünkü aklımdaki her şeyi yazarsam listem epey kalabalık olacaktı. Sakin olup biraz gerçekçi düşünmeye başlayınca dileklerim de ayıklanmaya, makul olanlar aradan sıyrılmaya başladı.

Sanırım şu sıralar beni en mutlu edecek hediye benimkinden daha büyük bir kitaplık olurdu. Tatilin başında odamı değiştirdim ve bu benim için bir ev taşımak kadar zahmetli oldu. Kitaplarımın hepsini kitaplığımdan indirip evin diğer ucundaki odaya taşıdım ve yeniden yerleştirmek zorunda kaldım. Son yerleşim için çok zaman ayırmış ve hepsini bir şekilde sığdırmayı başarmıştım. Bu sefer aynı uyumu yakalayamadım ve bir sürü kitabım dışarıda kaldı. Evde bununla ilgili çok yakınıyorum, yakın zamanda beni susturacaklardır, umarım.

Sonra, öyle yeni büyük bir kitaplık alırsam mutlaka birçok rafı yine de boş kalır. O rafları da doldurmak gerekir, değil mi? Aklıma şu sıralar sepetimde bekleyen, masamda görsem havalara uçacağım kitaplar geliyor mesela. Zaman Çarkı serisinin ilk birkaç kitabı, Roza Hakmen’in iki  ciltlik Don Kişot çevirisi, Poe’nun tüm hikayelerinin toplandığı o malum öykü derlemesi bunların başında geliyor.

Birkaç senedir hayallerimi süsleyen bir doğum günü hediyesi var: bir daktilo. Sadece yazmak için bir makine, ne güzel değil mi?  Bir daktilom olsa ondan hevesimi alabileceğimi hiç sanmıyorum.

Nerede olursa olsun en yakın bir The Neighbourhood konserine bir bilet alsam kanatlanıp uçardım galiba.

Mevzu müzik olunca aklıma geldi, bir pikap alsam doğum günü hediyesi olarak mesela, onun başında geceler, onunla fotoğraflar çekinir, onunla yatar kalkardım. Onu kullanmaya kıyamazdım. Yanına birkaç da güzel plak alsam, mesela Cem Karaca’dan, Barış Manço’dan, Erkin Koray’dan. Sevinçten uykular haram olurdu kesin.

Çok uçuk kaçık olanları yazmıyorum, yoksa liste uzar gider. Doğum günlerimde hediye beklentisine girmiyorum pek, o yüzden en ufak şeylere dahi çok seviniyorum. Güzel doğum günü dilekleri ve çikolatalı bir yaş pasta beni mutlu etmeye yetiyor. 

Siz doğum gününüzde ne gibi hediyeler almak isterdiniz?


Benimle paylaşın!