9 Kasım 2018 Cuma

Okuyan Bir Muggle Olmanın Zorlukları #3 | Okuyan Mugglelar için En Korkunç 7 Durum


Artık kütüphanede çok zaman geçirdiğimden kitaplar ve okumak üzerine daha çok düşünür oldum. Bloga uzun süredir yazı yazmadığım için, yazacak güzel bir şeylere kafa yordum bir süre ve sonunda şu Cadılar Bayramı furyasından etkilendim ki böyle bir şey geldi aklıma. 

Kitapseverler olarak günlük hayatta hoşlanmadığımız pek çok durumla karşılaşabiliyoruz. Kimi olaylar ise bizi çıldırtacak kadar korkunç hale gelebiliyor. Bu yazımda benim için bu korkunç durumlardan bahsedeceğim biraz.

1- Ödünç verdiğin kitabın zarar görmesi / hiç geri gelmemesi.

Bu durum, ben daha böyle bir şey yaşamadan benim korkulu rüyam olmuştu. Çünkü küçükken de annemin böyle şeyleri yaşadığını görmüştüm. Bu yüzden kendisi kitap ödünç  vermeye zamanla karşı hale geldi. Ben de yeni yeni bu ön yargımı aşmaya çalışıyorum ama birkaç sene önce yaşadığım bir olaydan sonra sadece çok ama çok güvendiğim kişilere kitap ödünç veriyorum.  Kıramadığım biriyse ödünç vermek yerine kitabı ona doğrudan hediye etmekte buluyorum. En azından geri dönecek mi, nasıl dönecek endişesi olmuyor :D




2- Çok merak ettiğin ama okumaya kıyamadığın bir kitap hakkında spoiler yemek. Hem de yüzüne, yüzüne...

Bunu genelde yine okuyan bir muggle yapar size. Çünkü okuyan bir muggle günlük hayatta başka bir okuyan mugglela konuşurken kitaplardan benzetmeler yapmaya, çok sevdiği kurgulara atıflarda bulunmaya bayılır. Bunu ben de yapıyorum ve istemeden birkaç kere karşımdakine spoiler verdim. Böyle durumlarda genelde anlayışlı davranılır ama eve gidildiğinde hüngür hüngür ağlanır. 




3- Çok sevdiğiniz bir kitabın/serinin adaptasyonunun iğrenç olması.

Çoğu adaptasyon kitabın yarattığı etkiyi yaratamıyor benim üzerimde, beklentilerimi karşılayamıyor. Buna alıştım sansam da her yeni adaptasyon haberinde yerimde duramıyor, vizyon tarihini iple çekiyorum. Büyük bir heyecanla o sinema koltuğuna oturuyorum ve sonra güm! Bütün heves kursağımızda... Bugüne kadar en sevmediğim adaptasyon sanırım Jane Eyre'e ait adaptasyonlar. Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar o kitabın yarattığı hissi yansıtamazlar. Bunu ancak Charlotte, kelimeleriyle yapabilir.




4- Yanlışlıkla son sayfaya bakıp kendi kendine spoiler yemek.

Bu benim çok sık başıma gelen bir şey, sanırım lanetli falanım. Son sayfa olmasa bile arada, hani kitabı koklayasım geldiğinde bile, sayfaları hızlı hızlı çevirirken gözüm bir kelimeye takılır ve farkında olmadan o kelimenin içinde bulunduğu cümleyi okuyuveririm. Kimi zaman ne olduğunu anlamasam da bazen çok önemli şeylerin olduğu kısımlara denk gelip kendi kendime spoiler yiyorum. Gerçekten çok kötü bir durum ve suçlayacak kimse de yok!




5- Kötü çeviri.

Bazen elinizdeki çeviri o kadar kötüdür ki sinirileriniz bozulur ve kitabı bırakıp gülmeye filan başlarsınız. O kadar bariz çeviri yanlışlarına rastlarsınız ki ifadenin orijinali, orijinalini hiç görmemiş olsanız dahi gözününüzün önüne gelir. Eğer söz konusu bir klasikse şanslısınız; piyasada klasiklerin onlarca çevirisi var. Biri kötüyse, bir başkasının çevirisini tercih edebiliyorsunuz. Ama elinizdeki bir çağdaş romansa ve sadece bir kişi tarafından çevrildiyse, her ne kadar size hitap etmese de kitabı merak ediyorsanız okumak zorundasınız. Ana dilini biliyorsanız, kitabın orijinalini de okumak da bir seçenek ama yabancı dilde basılı kitapları edinmek ne kadar masraflı bilirsiniz. 

Bu konuda bahsetmeden geçmek istemiyorum; Marquez'in bazı kitaplarının çevirmeni İnci Kut olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. Özellikle Kırmızı Pazartesi'yi iyi ki o çevirmiş. 

Öte yandan yine bir Marquez kitabı olan Kolera Günlerinde Aşk'ı okumayı devamlı ertelememin nedeni de çevirisi. Kitabın çevirisni Şadan Karadeniz yapmış ve çevirmen hakkında düşüncelerine çok güvendiğim bir arkadaşım pek iyi yorumlarda bulunmadı. Yanlış anlaşılmasın, çevirmen kötü diye, çevirisinde hata var diye değil de; seçtiği çeviri yöntemi, tercih ettiği kelimeler konusunda sıkıntı olduğunu duydum. Ön yargımı kırdığım anda kitabı bitirivereceğim ama... İşte...




6- Geciken/asla gelmeyecek olan devam kitabı / çeviri.

En az yukarıdaki durum kadar hüsrana uğratıcı. Bu başımıza çoğunlukla serilerde geliyor sanırım. Sırf o kahredici bekleyişi yaşamamak için artık ben serileri son bulduktan sonra okuyorum. Hatta bazen sonlandıklarından emin olmak için birkaç yıl bekliyorum, çünkü yazarlar bitirmiş gibi yapıp bir devam kitabı daha yazmaya karar verebiliyorlar. Ah... G.R.R Martin son kitabı yazmayı hala bitiremediği için Buz ve Ateşin Şarkısı'nı okumaya ara verdim mesela. Ölürse filan diye...

Çeviri için beklemekse daha korkunç bence. Biliyorsun ki dünyanın başka yerlerinde o kitabı insanlar çoktan okudu, ama sen çevrilmesini beklemek zorundasın! Kitabın yazıldığı dili bilmiyorsak yandık! Mesela ben, yıllar önce bir kitap okumuştum ve bunun bir serinin ilk kitabı olduğundan habersizdim. Sonra, hikayenin devamı olduğunu hissettiğimde araştırmıştım ve seri olduğunu öğrenmiştim. Fakat çevirinin basıldığı yayınevinde devam kitaplarının çevrilmeyeceği duyurusunu görmüştüm. Acımasızlar! Kitabın adını dahi hatırlamıyorum. Ne yazık...




7- Kitap önerisi istenmesi / En sevdiğin kitabın sorulması.

Her ikisi de insana ter döktürür, mide krampları geçirtir, geçiçi kekemeliğe bile sebep olur. Şahsen ben benden öneri istendiğinde ya da en sevdiğim kitap sorulduğunda tutulup kalıyorum. Böyle gözlerim kocaman oluyor, dudaklarım aralanıp ağzım hafif açık kalıyor. Nedeni, o an zihnimden bir dolu kitap ismi, karakter ve alıntının geçiyor olması. 

Birkaç dakika sonra çözülüyorum, düşüncelerimi dizginleyip bir sıraya koymayı başarıyorum ve sonra... Sonra saatlerce susmadan öneri veriyorum ya da en sevdiğim kitaplardan bahsediyorum. Nefes almadan... Sonsuza kadar...

Bunu yaparken çoğunlukla karşımda kimse olmuyor, çoktan pes edip gitmiş oluyorlar.



Sizin için kitaplarla ilgili en korkunç durumlar 

15 yorum:

  1. spoiler sevip özellikle araştırdığımdan öğrendiğimde bir an önce okumak ya da o sahneyi izlemek istiyorum, galiba ben de ters etki yaratıyor spoiler. :D ancak, ödünç kitap verme konusunda katıldım. ben de bundan mütevellit çektim, geldiğinde 'ne oldu çocuğuma' dercesine verdiğim kitaba baktığım olmuştur. öneri için sen anlat muggle, ben gitmem, keyifle yazdıklarını okurum hatta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzlerken sıkıldığım filmlerde ben de izlemeye devam etmemi sağlayacak spoiler arıyorum hemen internette :D Bazen bende de olumlu etki bıraktığı oluyor yani spoilerların :D Ayy çok teşekkür ederim! Siz okudukça ben hep anlatırım ^.^

      Sil
  2. HAhahah fazlasıyla eğlenerek okuduğpum bir yazı, her maddede kendimi gördüm :') ÖZellikle kötü çeviri/gelmeyen çeviri kısmı bana zorunlu olarak ingilizcemi geliştirmişti, kitapları orjinalinden okuyarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah sonu hayırlı bitmiş, sevindim :D Eğlenerek okumana da çok sevindimm :')

      Sil
  3. Yazını okurken geçtiğimi günlerde rastladığım bir haber geldi aklıma.
    Antartika'da araştırma yapan 2 bilim insanından biri diğerini bıçaklamış. Sebebi de okuyacağı kitapların sonunu söylemesiymiş.

    Hayır yani uçsuz bucaksız Antartika'da, tek keyifleri kitap okumakken düşmana bile yapılmaz böyle bir şey :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy cidden çok kötü :'( Cinayet sebebi derken şaka yapmıyoruz :D Şaka maka yazık adamcağıza...

      Sil
  4. Herkese merhaba, ben aranızda çok yeniyim...sayfamı ziyaret edip takipçim olarak ve yorumlarınızla beni desteklerseniz çok mutlu olurum....herkese kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum....

    YanıtlaSil
  5. bloguma bakarmısınız kediokur.blogspot.com

    YanıtlaSil
  6. Ne kadar çok aynı benim yaşadıklarım diyerek okuduğum bir yazı oldu. Keyif aldım okurken, çok güzeldi.

    YanıtlaSil
  7. Çok yerinde tespitler. Ben şahsen verdiğim kitaplar hasarlı gelince ya da geç gelince ve özellikle spoiler yiyince cinnet geçiriyorum. 🤣🤣 Annemle en büyük problemimiz spoiler. Kadın benden önce okusun yada bir şey izlesin konusunu sorduğumda baştan sona anlatmaya başlıyor. 🤦🏻‍♀️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahhah benim annem de öyle, bir anda bütün spoilerları sıralıyor ben dur diyemeden :D

      Sil
  8. Kitap önerisi istenmesi beni de geriyor. Pat diye "Bana bir kitap önersene." diyorlar. Ne tarz seversin, kimleri seversin diyorum cevap yok. Ee ben binlerce kitap içinden senin seveceğin kitabı nasıl bulayım.

    Sırf bu dertten kurtulmak için ayrıntılı bir öneri listesi hazırlıyorum. Tür tür en sevdiğim kitapları derleyeceğim. Bundan sonra öneri isteyen olursa direkt o yazının linkini vereceğim :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa çok mantıklı, harika fikir. Ben de düşüneyim bunu :D

      Sil