6 Haziran 2018 Çarşamba

Merlin - Kayıp Yıllar / T.A. Barron | Kitap Yorumu


Merlin - Kayıp Yıllar

Özgün Adı: Merlin - The Lost Years

Yazarı: T.A. Barron

Çeviren: Aydın Ekim Savran

Yayım Yılı: 1996


BBC'de yayınlanan Merlin dizisini bilmeyen yoktur herhalde. İşte o dizi benim izlediğim ilk yabancı dizilerden biriydi. Ben İngilizce'ye bir nevi bu diziyi izlerken hayran olmuştum. Olmamak mümkün mü zaten?

Kısacası Merlin'in hayatımda önemli bir yeri var. Hala özlediğimde açar birkaç bölüm izlerim. 

Bu seriyi bu kadar merak etmemin nedeni de diziyi çok sevmemdi. Zaten kitabın kapağında diziyi sevenlere yönelik bir yorum da bulunuyor. "Dizinin hayranlarını peşinden sürükleyecek bir eser." Yazarın kendisi de diziye senaryo danışmanlığı yapmış.

Ayrıca kapağın güzelliği konusunda yorulmadan konuşabilirim. Sizce de çok mistik bir havası yok mu? Serinin diğer kitaplarının, yani Türkçe'ye çevrilmiş diğer kitapların kapakları da harika. Hepsini koy kitaplığa, gün boyu seyret! 

Bununla birlikte, keşke kitabın içi de kapağı kadar mistik ve büyüleyici olsaydı diye düşünmeden edemiyorum. 


Kitap, adından da anlaşılacağı üzere Merlin'in  yetişkinliğini anlatmıyor; onun erken yıllarına odaklanıyor. Bu seri onun çocukken yaşadıklarının ve nasıl bizim bildiğimiz Merlin olduğunun hikayesini anlatıyor. Bu açıdan çok ilgi çekici olduğunu kabul etmek gerekir. 

Kapağından, konusundan ve dizinin neden olduğu bolca hayranlıktan dolayı beklentilerim oldukça yüksekti ama ne yazık ki serinin bu ilk kitabı onları hiç ama hiç karşılayamadı. Okurken devamlı daha ilginç bir şeyler olsun diye bekledim ama bölümlerin sonunda beni okumaya devam ettirecek şeyler bulamadım. Sıkılmamak elde değildi. Tatil zamanı olmasaydı çok uzun süre elimde sürünebilirdi belki de.

Kitaptaki sorun genel olarak maceranın bölüm bazında işlenmesiydi bana göre. Bölüm başlıklarına baktığınızda o bölümde neler olacağını kestirebiliyordunuz bir süre sonra. Kahraman bölüm başlığındaki kişi ya da yaratıklarla karşılaşır, bir sorun ortaya çıkar ve gerilimin yükseldiği anda bölüm biter. Diğer bölümün ilk sayfasında sorun çözülür, yeni bir soruna doğru yol alınır. Sorunların devasa gösterilip böyle şak diye çözülmesi de insanı deli eder.

Bir de kahramanın bölüm sonlarında bayılması var ki sizin de bayılasınız geliyor. 

Bir de ben, bir kehanetten bahsedildiği zaman onun epik bir şekilde gerçekleşmesini bekliyor, istiyorum. Bununla bağlantılı olarak yine kurgudaki kötülük unsurunun yeterince güçlü olmadığı kanısındayım. Aynı şekilde Merlin'in geçmişinin ve adının hikayesinin daha etkileyici kurgulanmış olması gerektiğini düşünüyorum. Kısacası bu gibi, bir kurgunun dinamiğini oluşturan unsurların, genç yetişkin okuyucu için yetersiz kaldığını hissettim kitap boyunca.

Bunları düşünmemin sebebi de benzer daha iyi eserlerle karşılaştırma yapmış olmam büyük ihtimalle. Mesela, kötü bir ruhun etkisi altındaki kral (Kral Theoden), kötülüğün bulunduğu Karanlık Kule ve buraya yaklaşıldıkça gün ışığının azalması (Mordor-Kara Kule), bir ısırık alınca tıka basa doyduğunu hissettiren Ambrossia ekmeği (Lembas) gibi benzerlikler canımı çok sıktı kitabı okurken. 

Tüm bunlara rağmen kitaptaki mekan tasvirleri güzeldi bence. Ne çok uzun ve sıkıcıydı ne de yetersizdi. Betimlenen yerleri ve kişileri rahatça gözümün önüne getirebildim, benim için bu yeterliydi zaten. Yukarıda bahsettiğim bölüm bazında maceralar kitabın akıcılığını olumlu yönde etkiliyordu. Bölümler kısa olduğundan nasıl bittiğini anlamıyordunuz. 

Ayrıca saydığım tüm olumsuzluklarına rağmen ortaokul çağındaki çocuklara hitap edebilir bence. Henüz fantastik okumaya başlamış okurlar oldukça keyif alabilir kitaptan. Tam da bu yüzden, belki kitaplar ilerledikçe, kahramanımız yaş aldıkça kurgu da aynı ölçüde olgunlaşır ve gelişir diye ikinci kitaba bir şans vermek istiyorum açıkçası. Sonuçta seri on iki kitaptan oluşuyor.

Bir de kapaklarına dayanamıyorum, gerçekten çok güzeller.

Son olarak baskıya da değinmek istiyorum. Kapak tasarımını Parodi yayınları kendisi yapmış ve bu konuda bir tebriği hak ediyorlar. Ben okurken hiçbir yazım ya da imla yanlışına, baskı hatasına rast gelmedim. Vardıysa da ufak tefekti ki gözümden kaçmıştır. Çeviri de gayet temizdi, çok yapay ifadelerle karşılaşmadım. 

Toparlayacak olursam Kayıp Yıllar benim için çok tahmin edilebilir bir kurguya sahipti. İşlenilen maceranın aşamaları, yaşanılan zorluklar çok oldu bittiye getirilmişti. Bu tür kitaplarda okumayı sevdiğim ters köşelerden hiç yoktu; yapılmaya çalışılmış ama sönük kalmıştı. Genel anlamda aradığımı bulamadığım bir okuma oldu; yine de ikinci kitabı asla okumayacak kadar nefret de etmedim kitaptan. Bir şans daha vereceğim.


Siz Kayıp Yıllar'ı okudunuz mu?

Hakkında neler düşünüyorsunuz?

Benimle paylaşın!

6 yorum:

  1. Dizisini Cnbc-e'de denk geldikçe izlerdim. İngiliz aksanı kulağa ne hoş geliyor :-)

    YanıtlaSil
  2. Ah ah, mümkün değil tabiki hayran olmamak hislerime oldun 😁 benim de ilk izlediğim yabancı diziydi ve ingilizceyi öğrenmeyeliyim dememe neden olmuştu. Bu seriden senin sayende haberim oldu belki okuyabilirim :*
    *Meriva Marko

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğim gibi aslında biraz çocukça, bizden daha küçük nesle hitap ediyor ama Merlin büyüdükçe seri de ciddileşecek gibi :D

      Sil
  3. Merlin'i bir arkadaşımla beraber okumaya başlamıştık fakat ben pek sevemedim. Yarım bırakmak zorunda kaldım :( Dizisini çok severdim. O yüzden hoşuma gider sandım fakat cıks... Maalesef sınıfta kaldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok büyük umutlarım vardı seriye yönelik ama hayal kırıklığına uğradım ben de ne yazık ki... Zaman geçtikçe de seriye olan ilgim, evet, kapaklarına rağmen, kayboluyor. Sanırım ben de devam etmeyeceğim :D

      Sil