26 Mayıs 2019 Pazar

Muggle'dan Öneriler #5 | Kaçırmamanız Gereken Netflix Belgeselleri


Herkese merhaba!

Son yazılarımın hepsinde bugünlerde ne kadar yoğun olduğumdan, istediğim kadar okuyamadığımdan yakınıyorum ama garip bir şekilde bu yoğunluk izlemek istediklerimi izlememe engel olmuyor. Bunun sebebi bence toplu taşımada bir şeyler izlemenin okumaktan daha kolay olması, en azından bana öyle gelmesi.

Geçtiğimiz ay bulduğum her boş zamanda bu yazıya konu olan bu güzel belgeselleri izledim. Hepsi de Netflix yapımı, mini dizi şeklinde belgeseller. Hepsinin türü farklı fakat belgesel izlemeyi sevenlerdenseniz kesinlikle kaçırmamanız gereken yapımlar olduğunu düşünüyorum. Hadi birazcık bu kadar sevdiğim belgesellerden bahsedelim, sonra siz de vakit kaybetmeden gidip izleyin.


Çevremdeki herkese önerdiğim ve bazılarına bizzat zorla izlettiğim bu belgesel bir doğa belgeseli, adı da GEZEGENİMİZ. Netflix yapımı olan belgesel sekiz bölümden oluşuyor ve her bölümde farklı ekosistemlerdeki canlıları ele alıyor. Bölümlerin hem Tr Altyazı hem de Tr Dublaj seçenekleri mevcut. Belgeseli Türkçe olarak Mazlum Kiper seslendiriyor ve kendisinin seslendirme sanatçılığını çok beğendiğim için ben belgeseli dublajlı izlemeyi tercih ettim. 

Ben normalde hayvan belgeselleri izlemekten hoşlanmam pek çünkü o "büyük balığın küçük balığı" yemesi olayı beni ziyadesiyle üzüyor. Hayvan belgeseli izlerken dram filmi izliyor gibi hüngür hüngür ağladığımı  bilirim. İşte o yüzden Gezegenimiz'e biraz temkinle yaklaştım.  Hatta gözüm hep takılsa da es geçtim, izlemeye cesaret edemedim. Fakat Netflix her seferinde bana o kadar güzel posterlerle geldi ki sonunda dayanamadım. Zaten belgeselin giriş sekansında uzaydan verilen dünya görüntüsü beni benden aldı, sonra da kapatamadım.

Çekimler, görüntüler harika, insanı hayran bırakıyor. Bazı bölümlerde bana tasvir edilse hayalimde dahi canlandıramayacağım canlılar anlatılıyor. Her bölümün sonunda ele alınan ekosistemde yaşanan olumsuzluklar için izleyiciye kendi eylemlerini sorgulatıyor ki belgeselin beni bu kadar etkilemesinin en büyük sebebi bu. Varlığından haberdar bile olmadığımız, bizden binlerce kilometre uzakta yaşayan, yaşamaya çalışan canlıları nasıl etkilediğimizi görmek bir şeylerin farkına varmamızı sağlıyor, bunun etkisi derin oluyor. 


Küba bir süredir ilgimi çeken bir ülke. Amerika'ya rağmen, onun hemen dibinde olmasına rağmen varlığını sürdürmesi, politikasını sağlam bir iradeyle koruması filan beni şaşırtıyor, imreniyorum. Ayrıca kansere çare bulmuş olmaları, kanser tedavisini ücretsiz uygulamaları da ayrıca harika. Neyse, Küba zaten çok merak ettiğim bir ülke olduğu için bu belgeli uzun süre izlenecekler listemde bekletmedim. Yine sekiz bölümlük bir belgesel olan KÜBA'NIN ÖZGÜRLÜK HİKAYESİ ülkenin siyasi geçmişini, Kübalıların önce İspanya, sonra da Amerika'nın boyunduruğu altından çıkıp bağımsız olma mücadelesini  anlatıyor. Tarihi ve siyasi bir belgesel dizi olsa da olayları takip etmek hiç güç değildi, bölümler akıcı bir şekilde ilerliyordu. Farklı milletlerden tarihçilerle yapılan röportajların yanında yapılan devrimleri bizzat yaşamış kişilerin de anlattıklarına yer verildiği için çok da subjektif olmadığı söylenebilir; yine de izleyen kişinin dünya görüşü, belgeselde anlatılan olaylara bakış açısına bağlı olarak belgeselden alınan keyif ve bilgiler farklı şekilleniyor, yorumlanabiliyor olabilir izleyicide. Bu tür belgeseller hoşunuza gidiyorsa kaçırmayın derim.


Sıra geldi izlerken tüylerimi diken diken eden, ağzımı açık bırakan bu gerçek suç belgeseline : KÖTÜLÜK DEHASI (Evil Genius). Daha önce hiç bu türde, gerçek suç türünde belgeseller izlememiştim ama Ted Bundy'le ilgili bir film izledikten sonra Netflix bana devamlı bu tür belgeseller önermeye başladı, ben de birini açıp izledim, sonra da benzerlerini izleyeyim derken bu türün bağımlısı olup çıktım. İçlerinden beni en çok etkileyenlerin başında gelen bu belgesel yalnızca dört bölümden oluşuyor ama her bölümü büyük bir merakla ve hayret ede ede izliyorsunuz. 2003 yılında Pennsylvannia'da gerçekleşen tuhaf bir banka soygunuyla başlıyor hikaye, fakat olay yalnızca bir banka soygunu değil. Arkasında kan donduran, son derece şeytani bir plan var bu olayın. Türe ilgiliyseniz mutlaka izleyin, daha fazla bilgi verip belgeselin üzerinizdeki etkisi azalsın istemem. 


LONG SHOT yalnızca bir bölümlük, 40 dakikalık bir belgesel ama izlenmesi gereken yapımlardan biri bence. Juan Catalan isminde bir adam işlemediği bir suçtan tutuklanınca suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlamaya çalışır. O sırada, tıklım tıklım dolu bir stadyumda kızıyla birlikte beyzbol maçı izlediğini iddia eder. Bunu nasıl kanıtladığıysa gerçekten inanılmaz. 


Gerçek suçla devam ediyoruz. Müzikleriyle, karamsar ve kasvetli havası ve ürpertici canlandırmalarıyla beni fazlasıyla etkileyen bir belgesel daha: MASUM ADAM (The Innocent Man). Altı bölümden oluşan bu belgesel sahte itirafları sebebiyle suçlu bulunup mahkum edilmiş iki genci konu alıyor. Baskı altında - en azından psikolojik olarak baskı altında- yönlendirme sonucu verilen sahte itirafların insanların hayatını nasıl mahvettiğini ve ayrıca yargı sisteminin adaleti sağlamak konusunda ne kadar eksik ve yetersiz kaldığını görüyoruz bu belgeselde. İzlerken keşke izlediklerim kurgu olsaydı, bir dizi izliyor olsaydım diye düşündüm hep. 


İşte sıra geldi beni neredeyse depresyona sokan, uykularımı kaçıran, aklımdan çıkaramadığım o belgesele: MAKING A MURDERER. Aslında bu, öylesine, izlerken uykuya dalarım diye açtığım bir belgeseldi ama sonunda ruh halimi ziyadesiyle etkileyen bir yapım oldu. Bu belgesel de suçsuz yere (en azından belgesel bu bakış açısıyla çekilmiş) hapse atılan iki kişiyle ilgili. Tecavüz  suçuyla yargılanan Steven Avery'nin, teknolojinin gelişmesiyle mümkün olan DNA testi sayesinde masum olduğu anlaşılır. Avery ne yazık ki suçsuz yere 18 yıl hapis yatmıştır. Hapisten çıkınca haklı olarak onu suçlu bulan mahkemeye ve savcılara dava açar. 36 milyon dolar gibi bir tazminat söz konusudur. Hapisten çıkmasının ikinci yılında, fotoğrafçı bir kadın kaybolur ve bu sefer Steven onu öldürmekle suçlanır. 

Burada süreçten ya da delillerden bahsetmeyeceğim. Avery'nin suçlu ya da suçsuzluğuyla ilgili de görüşümü belirtmeyeceğim. Sadece belgeselin çok ilginç, çok tuhaf bir davaya odaklandığını ve izleyiciye hem yoğun duygular yaşattığını hem de insanı derin bir sorgulamaya ittiğini söylemek istiyorum. 2 sezondan oluşan 20 bölümlük bu belgeselden sonra davayla ilgili daha çok şey öğrenmek isteyeceğinize eminim.


Bu belgesellerden birini izlediniz mi?

Bana tavsiye edeceğiniz belgeseller var mı?

Benimle paylaşın!

14 yorum:

  1. Merhaba, izlemedim lakin önerilerine güveniyorum, izleyeceğim.

    YanıtlaSil
  2. Küba'nın Özgürlük Hikayesi'ni özellikle izlemek isterim, not alıyorum :))

    YanıtlaSil
  3. Of hepsi ilgimi çekti ama nereden başlayacağım şimdi :) Bu arada haklısın, toplu taşımada kitap okumak gerçekten zor. Keşke şarjım dayansa da telefonum kapanmasa, ben de bir şeyler izlesem. Ama yok! Ya bataryam öldü, ya da telefonum yaşlandı; veya ikisi birden bile olabilir şu an emin değilim. Neyse, kaydediyorum belgeselleri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gezegenimizle başla bence, diğerleri biraz iç karartıcı :D Umarım keyifle izlersin :')

      Sil
  4. Merhaba. Ben genelde dünya mutfaklariyla ilgili belgesellerini izliyordum netflix in. Dediklerinize bakacağım çok teşekkürler. (Bu arada bloğa abone olunuyor mu acaba yazılarınızın bize maille haber verilmesi icin:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abonelik kısmı aktifti fakat bir kontrol edeyim... Ben teşekkür ederim :')

      Sil
  5. Hepsiniii not aldım. Ben daha çok sağlık sektörüyle ilgili olan belgeselleri yahut yemek sektörüyle ilgili belgeselleri izlemeyi tercih ediyorum ama izlemiş olduğun belgesellerin neredeyse tümü ilgimi çekti. Eline sağlık Gözde ne güzel anlatmışsın! ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahsettiğin türler de çok ilgimi çekiyor aslında ama beni çok etkiliyorlar ya sonra gönlümce yiyip içemiyorum ahahah :D Teşekkür ederimm ^.^

      Sil
  6. son yazıma baksanaaaa biiii :)

    YanıtlaSil
  7. ohooo belgesel çoook :)

    the keepers
    wild wild country
    finding vivien maier
    captive
    cengiz han (bbc)
    dyatlov geçidinde ne oldu?
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben bu sıralar gerçek suça daldım da :D teşekkürler :)

      Sil