10 Mayıs 2019 Cuma

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile (2019) | Film Yorumu


Herkese merhabalar!

Öncelikle bu bir öneri yazısı değil fakat daha önce bu filmin adını bile duymadıysanız, ne hakkında olduğunu filan hiç bilmiyorsanız ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz filmler izlemeyi seviyorsanız beklemeden gidip bu filmi izleyebilirsiniz. Ama sakın izlemeden önce merak edip de ne ile ilgili olduğuna bakmayın. Gerçekten de hakkında en ufak bir fikriniz yoksa bırakın öyle kalsın, sadece filmi açın ve izlemeye başlayın.

Yazının devamı filmi izlemeyenler için spoiler içeriyor olacak.

Ah, kendimi ve kararlarımı bazen çok seviyorum. Fragman izlemeyip film içeriğini okumadan başladığım filmler hep güzel çıkıyor! İçime mi doğuyordur nedir artık bilemiyorum. Belki de fragmandan ya da film bilgisinden öğrendiğim ufak tefek şeyler bir şekilde kafamda olumlu ya da olumsuz yargı oluşturmama neden oluyor  ve ben zihnimde bu yargıların oluşturduğu sınırların dışına çıkamıyorum filmi izlerken. Peşimi bırakmıyorlar ve film izlerken geçirdiğim vaktin kalitesini de düşürüyorlar. Hal böyle olunca fragman izlemekten, yorum okumaktan ve hatta filmin künyesini bile görmekten resmen kaçıyorum. 

Neyse ki kaçıyorum çünkü aynı yaklaşımla izlediğim Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile (filmin adı destan gibi olduğu için yazının devamında EWSEAV olarak anılacaktır) son zamanlarda bana gerçek duygular yaşatabilen, izlediğim en güzel filmlerden biri oldu. Film hakkında HİÇBİR ŞEY bilmiyordum desem de yalan olur; Zac Efron'u Lily Collins'i filan tanıyorum nihayetinde. Heh, işte tam da bu yüzden, yani oyuncular yüzünden ben bu filmi romantik bir film sanıp izlemeye karar verdim. Yoğunluğum arasında kafa dağıtırım güzel olur dedim ama beklediğimden de etkileyici bir filmle karşılaştım. 

Ben filmi, Ted Bundy'nin kim olduğunu zerre bilmeden izleyenlerdenim ve bence bu kadar etkilenmemin sebebi de bu. EWSEAV, filmin gerçekten yaşamış biriyle alakalı olduğunu bilmeyen çoğu kişide de aynı etkiyi bırakır bana göre. 

Bundy'nin kim olduğunu bilenlerin çoğu filmi beğenmemiş. Yetersiz ve vasat bulanlar çok fazla. Hak veriyorum, ben de Bundy'nin kim olduğunu, nasıl biri olduğunu ve yaptıklarını biliyor olsaydım izlerken, film benim de beklentilerimi karşılamazdı büyük ihtimalle. 

Biliyorum biraz saçma aslında ama filmin, Bundy'i tanımayan kitleye yönelik çekildiğini, hikayenin de buna göre ilerlediğini düşünüyorum biraz. Yani, bu adamın olayını bilen bir kitleye bu şekilde bir senaryo sunmak epey mantıksız görünüyor bana, beğenilmeme hatta acımasızca taşlanma riski çok yüksek bir girişim. Ki dediğim gibi, filmin konusunu, ele aldığı olayı bilenler filmi hiç beğenmemiş, yeterince karanlık bulmamışlar, cinayetlerin ayrıntısı da bu izleyicileri tatmin etmemiş.

Bana kalırsa filmde asıl anlatılmak istenen bu adamın işlediği cinayetlerin perde arkası, ayrıntıları vs. değildi. Filmde işlenen, vurgulanan bu adamın o kadar insanı masum olduğuna nasıl inandırdığıydı bence. Çekici  dış görünüşü, kendinden emin ifadeleri ve masumiyeti konusunda hiçbir şekilde geri adım atmaması film boyunca bir izleyici olarak beni onun suçsuzluğuna ikna etmişti. İşlediği vahşi suçların ayrıntılarını filmde görsem bile bunun farklı olacağını sanmıyorum çünkü dediğim gibi film bu katilin ikna ediciliğine odaklanıyordu. Bu açıdan amacına ulaşmış bir yapım olduğunu rahatlıkla söylebilirim kendi açımdan. 

Gerçekten de son ana kadar, cama o kelimeyi yazana kadar ve yüzündeki o ifadeyi görene kadar onun tarafındaydım ve masum olduğuna inanıyordum. Avukatının diretmesine rağmen suçları kabul etmediğinde doğru şeyi yaptığını  söyledim içimden. Sonunda yaşadığım şok, hayal kırıklığı ve dehşet de kelimelerle anlatılmaz türden oldu. Ki bence filmin en çarpıcı kısmı son sahneleriydi.

Bunun gerçek olması tüylerimi ürpertti. Aynı benim gibi her şeye rağmen onun suçluzluğuna inanan, ona hayran olan hatta onunla evlenmek bile isteyen kadınların var olmuş olması ciddi anlamda boğazımı düğümlüyor. Üzülerek ve hala biraz korkarak söylüyorum ki belki de ben de onun masum olduğuna inanan insanlardan biri olurdum.

Arada sadece aklımdan geçen bir düşünceyi yüzüme bir tokat gibi vurdu aslında bu film. Bazen düşünüyorum, kim bilir nasıl insanlarla aynı yollardan yürüyor, marketlerde aynı sırada bekliyoruz, nasıl insanlarla otobüslerde yan yana oturuyoruz, nasıl insanlarla bir anlığına göz göze geliyoruz. Böyle şeyler düşünmek rahatsız edici evet, hatta belki de paranoyakça ama ülkemizde yaşananları bildikten sonra insan bunları ister istemez aklından geçiriyor, ister istemez paranoyaklaşıyor. Benim başıma gelmez diyemiyor. 

Filmi izledikten ve sonundaki görüntülerle gerçek bir hikaye olduğunu öğrendikten sonra Zac Efron'un rol için gerçekten iyi bir seçim olduğunu düşündüm. Oyunculuğunu beğendim ki ikna edicilik konusunda canlandırdığı kişiyi ekrana iyi yansıttığı görüşündeyim. Olumsuz eleştirilerin aksine, filmin Bundy'i sempatik göstermeye çalıştığını, amacının bu olduğunu da düşünmüyorum kesinlikle. 

Etkisini bir süre üzerimden atamayacak gibiyim, özellikle son sahneler bir hayli yoğundu. 

Çok sevdiğim Queen of the Night'ın şu yorumu da hala kulaklarımda. Bundan sonra bu parçayı o vurucu sahneler gözümün önüne gelmeden dinleyemeyeceğim, ona yanıyorum.



Siz EWSEAV'ı izlediniz mi?

Hakkında neler düşünüyorsunuz?

Benimle paylaşın!


6 yorum:

  1. Çok merak ettim bende tanımıyorum azıcık okudum yazınızı da filmi notumu aldım :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım keyifle izler ve benim kadar etkilenirsin :')

      Sil
  2. Ben de izledim, gerçekten çok güzeldi! Tüm duyguları çok iyi vermişler.
    Bloğuma beklerim bende,
    Sevgiler.

    vintagenwriteup.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kesinlikle katılıyorum.
      Bakacağım, teşekkürler :')

      Sil
  3. Ted Bundy'yi tanıyorum. Bu yüzden film bana sürpriz olmazdı. Yine de izlemek isterim. Yaptıklarını filmde izlemek ilginç olacaktır.

    Bir film hakkında hiçbir şey bilmeden filme başlamak bazen gerçekten güzel sonuç veriyor. Filmin sonunda şok olabiliyorsun. Ben bunu yakın zamanda Hizmetçi filminde yaşadım. +18 sahnelerden rahatsız olmazsan tavsiye ederim, güzel filmdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bundy'i tanıyorsan beklentini düşük tut derim Şule abla çünkü tanıyan kesim senin de dediğin gibi filmin Bundy'nin yaptıklarını anlattığı beklentisiyle başlıyor filme. Film onun yaptıklarını anlatmaktan ziyade onun uzun süreli kız arkadaşının gözünden Bundy'nin yakalanma, tutuklanma sürecini, dava sürecini anlatıyor. Psikolojik bir film bana göre. Yine de beğeneceğini düşünüyorum. Hizmetçi'yi izlemiştim ve beni de çok şaşırtmıştı o film. Müzikleri de harikaydı, hala dinlerim :')

      Sil