3 Temmuz 2017 Pazartesi

Gölün Dibindeki Ev / Josh Malerman | Kitap Yorumu


Gölün Dibindeki Ev

Josh Malerman

Çeviren : Aslı Dağlı

Yayım Yılı : 2017


Herkese merhaba, çoktandır kitap yorumu yapmayan okuyan bir muggledan...

Gönül isterdi ki dönüşümü muhteşem bir kitapla, beğendiğim, hayran kaldığım bir kitapla yapayım ama nasip olmadı.

Yazarın başka bir kitabı olan Kafes'i okuduğumda gerçekten beğenmiştim. Gerilim türünün hakkını veren bir kitaptı. Bu sebepten dolayı Gölün Dibindeki Ev çıktığından beri merak ediyor, okumak istiyordum.

Ayrıca kitabın kapağı da çok güzel değil, mi? Çok şey vaat etmiyor mu? 

Tüm bunlara rağmen ben kitaba tek bir beklentiyle başladım; tek istediğim kitabın beni korkutması, biraz da olsun germesi, ürkütmesiydi. 

İlginç başladığını kabul etmeliyim. İki genç çıktıkları ilk randevuda kimsenin bilmediği, herkesten adeta saklanmış bir gölün dibinde bir ev buluyorlar. Sıradışı, evet. 

İkisi evi keşfe çıktıkları sıralarda hep bir şey olsun diye beklemekten yıldım. Birkaç aksiyonumsu sahne dışında hiçbir şey olmadı beni şaşırtan, geren. 

Kitabın sonu havadaydı. Bu benim için çok sorun değildir çoğu zaman. Ayrıca harika bir şekilde kurgulanıp kasten havada bırakılmış sonları özellikle severim mesela. 

Kafes kitabında eleştirdiğim bir durumdu bu, yazarın olayları bağlayış şeklinden hoşlanmadığımı, tatmin olmadığımı dile getirmiştim kitap yorumunda fakat bu kitabın sonundan sonra Kafes'e haksızlık etmiş gibi hissediyorum.

Fakat yine de sorun sonunda değil kitabın. Birazcık gerilim olsa yeterdi benim için dediğim gibi. Çok şey beklemiyordum kitaptan biraz da olsa ürkmek dışında ama onu da başaramadı ne yazık ki.

Tavsiye edebileceğim bir kitap kesinlikle değil. Bu yılın başından beri okuduğum en kötü kitap oldu. Vakit kaybıydı demek istemiyorum, yazarının ve çevirmeninin emeğine saygımdan fakat okumasam da olurdu diyebileceğim bir kitaptı Gölün Dibindeki Ev.


Siz Gölün Dibindeki Ev'i okudunuz mu?

Hakkında Neler Düşünüyorsunuz?

Benimle paylaşın!

8 yorum:

  1. Ben de Haziranın son günlerinde Kafes'i okumuştum. Tam olarak seninle aynı şeyleri düşünüyorum :D Kitap beni gerçekten germişti ama sonu tam anlamıyla bitsin de gidelim modundaydı. Bu kitabı da instagramda sıkça görüyordum bir ara ama almayı hiç düşünmemiştim. Muhtemelen indirimde bulmazsam almam da. Keşke daha çok yorum yazısı gelse :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, indirimdeyse al, okumak için de acele etme yani :D

      Sil
  2. Yazarın Kafes kitabını da pek sevmemiştim ben, bununda sonu havadaymış, hiç bulaşmayayım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafes'i sevmediysen bunu hiç sevmezsin zaten. Boş ver :D

      Sil
  3. Bu kitap çevirmenin hediyesiydi bana ve bu nedenle okuma fırsatı buldum. Kafes'i okumadığım için bir karşılaştırma yapamam. Ancak sevmedim diyemiyorum. Çok da etkilememişti ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafes'i okumanı tavsiye ederim, güzel gerilimdi. :')

      Sil
  4. Kafes kitabını okumadım ama biliyorum. Bir ara neredeyse bütün bloggerlar okumuştu. Bu kitabın kapağına bayıldım. İsmiyle çok uyumlu ve dediğin gibi çok şey vaat ediyor. Vaatlerini yerine getirememesine üzüldüm. Yazarı okumaya öncelik vermeme gerek yok sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafes, evet çok okunmuş, çok yorumlanmıştı. Hatta ben dedim ki bu kitap çıktığında, Kafes çok güzel tepkiler aldı diye yazmıştır kesin filan... Cidden öyle hissettim okuduktan sonra da. Okunacak daha güzel kitaplar var :')

      Sil