7 Mayıs 2017 Pazar

Dizi Önerisi : Signal


시그널

Signal

Tür : Gizem / Dram

Yayın Yılı : 2016

Yönetmen : Kim Won Suk

Senarist : Kim Eun Hee

Konusu

Park Hae Young polis merkezinde çalışan bir profil uzmanıdır. Bir gün tesadüf eseri bir telsiz bulur ve Lee Jae Han adında bir polisle iletişime geçer. Bu polis hakkında yaptığı araştırmalar sonucu onun 15 yıldır  kayıp olan bir polis memuru olduğunu fark edecektir.


Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki ben her izlediğim diziye öneri yazısı yazayım diye bir takıntı içerisinde değilim :D

Ama son zamanlarda, şu iki hafta içinde o kadar güzel diziler izledim ki... Ve hepsinin pek de bilindik diziler olmadığını biliyorum. En azından benim gördüklerim, Kore dizileri için konuşuyorum, hep romantik-komedi türünde diziler. Bu yüzden izlediğim bu harika dizilerin her biri için öneri yazısı yazmak istedim. 

Eğer bir dizide birkaç kez "bu çok saçma" diye düşündüğüm bir yer varsa bu dizi için bir öneri yazısı yazmam mesala. Ha, biri öneri ister, ona öneririm, o başka. Yani diyeceğim o ki ben bir dizi için böyle bir öneri yazısı yazıyorsam bana güvenin arkadaşlar. Pişman olmazsınız. 

Gelelim diziye...

Bu, nisanın başından beri izlediğim dördüncü Kore dizisiydi. Bir haftada bitirdiğimiz bir dizi oldu. Bundan önce izlediğimiz, izlerken neredeyse birbirimizi boğazlayacak kadar sinirlendiğimiz, Gap Dong'dan sonra bize ilaç gibi geldi. Gün içerisinde birden dizinin ne kadar harika olduğunu birbirimize hatırlattık filan... Bu arada, biz dediğim, ben, annem ve babam. 

Dizi hak ettiği değeri o kadar az almış ki ben bu diziyi 2014 yapımı diye izledim. Sonra yazıyı yazarken fark ettim 2016'da çekildiğini. Çok şaşırdım, ben bu diziyi daha önce nasıl görmedim diye. Kim bilir görmediğim, gözümden kaçan daha ne kadar harika diziler var...

Bilmiyorum belki yeterince övüldü de ben hiç rast gelmedim. Neyse.

Dizinin fantastik bir yönü var ve ben bu öğenin hikayenin içine yedirilmesini çok beğendim. En çok sevdiğim şey izleyicinin aklını çok karıştırmadan bir paradoks hikayesi aktarabilmesi, dahası bunun altından başarıyla kalkabilmesidir. Genellikle zaman olgusunu kurcalayan yazarlar işin içinden çıkamaz, her şeyi birbirine karıştırır ya da izleyicinin beynini çok yorar. Bu bakımdan senaristin ayrı bir övgüyü hak ettiği kanaatindeyim. İzleyici kitlesini hiç yormadan muhteşem bir hikaye ortaya çıkarmış. 


Geçmişi değiştirebilseydin neyi değiştirirdin?

Geçmişte değiştirilen bir şeyin gelecekteki etkisini konu alan kitapları, filmleri, dizileri pek bir seviyorum. Zamanda yolculuk aslında üzerine düşünüldüğünde içinden çıkılması zor bir konu. İnsan kendini bu konularda cidden kaybedebilir. Fakat yukarıda da dediğim gibi dizi size izlemesi keyifli bir olay örgüsü sunarken, bu imkansız konu hakkında derinlemesine düşünmenize, bunu düşünürken olaydan kopmanıza ve beyin fırtınası yapmanıza izin vermiyor zaten. Açıklamalarını, hatırlatmalarını yerinde yaparak size yardımcı oluyor, izlerken aldığınız keyfi hiç bozmuyor. 



Dizide tek bir olay ele alınmıyor aslında. İlk bölümün sonunda bir "Çözülmemiş Davalar Birimi" kuruluyor ve bu birimde bulunan dedektifler geçmişte aydınlatılmamış suçları araştırıyorlar. Bu birimde bulunan Park Hae Young'da da geçmişten haber alabildiği bir telsiz bulunuyor. Fakat olayın asıl düğüm noktası da burada başlıyor aslında. Bulunamamış bir suçluyu geçmişteki bir polisin yardımıyla bulduğunuzda ve bunun kim olduğunu ona söylediğinizde, o kişi çok önce, belki on beş-yirmi yıl önce yakalanabilir. O süre içinde işlediği suçları da işleyemez doğal olarak. Geçmişi değiştirdiğinizde zincirleme bir şekilde on beş yıl içinde olan tüm olayları değiştirmiş olursunuz. Bu durum felaketlere bile yol açabilir. Sizi bile en kötü şekilde etkileyebilir. 

İşte alınması gereken risk bu kadar büyük ve karakterlerimizin sık sık bu durumu yargılamasını, ikilemde kalmasını, yaptıklarını sorgulamasını izliyoruz. Bedelini bile bile ben de bunu yapar mıydım diye düşünüyoruz onlarla birlikte.

Farklı davaların çözüldüğünden bahsetmiştim. Bunlar birbirinden bağımsız olaylar gibi görünse de işleniş ve birbirlerine bağlanış açısından mükemmel bir iş çıkarılmıştı ve birinden diğerine geçerlerken bunu bize hiç hissettirmediler. 

İki ana karakterin, yani telsizin iki ucundaki karakterlerin kaderlerinin birleştiği nokta da çok güzel düşünülmüştü. Yaratılan kısır döngü insanı hayran bırakacak derece gerçekten. Normalde paradokslar, iyi kurgulanmış paradokslar, zaten benim hep hoşuma gider, seviyorum paradoks hikayelerini. Bir noktada, bir anlığına zamanın dışına çıkmayı başardığımı hissediyorum onlar sayesinde. Signal da bana bunu yaşatan yapımlardan oldu. 

Oyuncuların hepsini ilk kez izliyordum ve hepsi oldukça yetenekliydi bana göre. Yine de ben özellikle Lee Jae Han karakterini canlandıran Cho Jin Woong'u çok ama çok beğendim. Zaten en sevdiğim karakter de Lee Jae Han'dı. Hayranlıkla ve göz yaşlarıyla izlediğim birçok sahnesi var kendisinin. Güzel ağlayan insan olur mu? Oluyormuş işte. 


Sonunu izlediğimizde hepimizde bir hoşnutsuzluk hissi oldu başta fakat üzerinde konuşup tartıştıkça aslında olması gereken şekilde sonlandı dizi diye karar verdik.

Yani zaten zamanla oynayan senaryoların genelde böyle açık sonları oluyor. Bknz: Lost.

Açık bırakılan sonlara karşı bir nefretiniz yoksa sizin de bir ucundan beğenebileceğiniz bir sonu vardı dizinin bence. Yazar biraz da sizin hayal gücünüze bırakıyor karakterlerin akıbetini. Bu da hayal kurmasını, dahası izlediği/okuduğu karakterler hakkında hayal kurmasını seven bir muggle olan benim için yeter de artar bile. Hatta tadından yenmez. 

Unutup bir kez daha izlemek istediğim diziler arasında yerini aldı Signal. Aranızda izleyeniniz varsa yorumlarda sohbet edebiliriz hatta. Sonuyla ilgili birkaç teori ürettim de :D

En akılda kalan sahnesi sizin için hangisiydi mesela? En çok nerede duygulandınız? Saçma bulduğunuz noktalar var mıydı? Aklınızda soru işaretleri kaldı mı?

Evet, dizi hakkında konuşmaya aç muggleları yorumlara bekliyorum :D




Bu ikisi de favori çiftlerim arasında artık. 

Lee Jae Han'ın Soo Hyun yerine çay servis ettikten sonra atar yapması ve arkasını dönüp giderken ona attığı bakış mesela. Ahh..


Bunlar da dizinin en hoşuma giden müzikleri...






Benzer Yapımlar : City Hunter, Phantom, Remember, Defendant, Gap Dong, Secret Love, God's Gift



Siz Signal'ı izlediniz mi?

Hakkında neler düşünüyorsunuz?

Benimle paylaşın!

8 yorum:

  1. merak ettim yaza kısmet olursa izlerim,paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek, ben teşekkür ederim.. Umarım beğenirsin :')

      Sil
  2. Signal'i ilk yayınladığında bir iki bölüm izledim ama sarmamıştı beni nedense sonra devam etmedim Gözde, yeniden şans mı versem acaba diye düşünüyorum =))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa gerçekten mi ya? :/ Halbuki beni en başından yakalamıştı dizi.. Yani bir şans daha ver diyeceğim de başından sarmadıysa sonrası da sarmaz gibi geldi bana :D

      Sil
  3. Gözde senden gördükçe IMDB'den izleme listeme ekliyorum ama bu kadar diziyi ne zaman izleyeceğim hiç bilmiyorum. :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzleyecek bissüürrü güzel şey var ama vakit yok cidden ne yazık ki :/ Belki yazın izlersin ama :')

      Sil
  4. Bu son öneriyle artık ne tür dizi sevdiğini tam olarak anladığımı düşünüyorum :D Ben ayıla bayıla izlediğim romcomlar sana göre değil demek :D

    Signal yayınlandığı dönem de çok beğenilmişti aslında ama 2016'nın bombası olan Descendants of the Sun'ın gölgesinde kalmıştı biraz. Hatta diziyi sevenler Dots'a biraz kızıyordu çok abartılıyor diye :D Kadrodaki taze kanın eksikliğinden olsa gerek bir türlü izleme hevesi gelmiyordu ama sanıyorum ki yorumundan sonra bir şans vereceğim :D

    Bu arada ailene bayıldığımı söylemiş miydim? Sürekli birlikte bir şeyler yapıyor olmanıza bayılıyorum, hep böyle kalın :'))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa aslında romantik komedileri de severek hatta bayağı severek izliyorum ama annemler bu türü seviyor ve ben de onlarla dizi izlemekten daha çok keyif alıyorum. Yalnız tadı çıkmıyor, onlara da romantik komedi izletemiyorum yani durum bu :D O olayı duymuştum yani gölgede kalma durumunu. Descendants of the Sun'ı da izleyip bir fikir edinmek istiyorum aslında hangisi ilgiyi daha fazla hak ediyormuş diye :D Yaa, çok teşekkür ederizz ^.^

      Sil