1 Eylül 2016 Perşembe

Aylık Rapor | Ağustos 2016

Herkese merhaba,

Ağustos ayı ne çabuk geçti, sizce de öyle mi?

Açıkçası bu ay benim için göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti. Çok garip şeyler yaşadım kendi içimde, fakat etrafımda değişen pek bir şey olmadı. Çok fazla duygusal değişim yaşadım, dengesiz bir ruh hali içindeydim. Beklemediğim ilişkiler gelişti hayatımda ve ben de buna ayak uydurmaya çalıştım.

Ayın ilk iki haftasında bir okuma bunalımı yaşamıştım fakat neyse ki sadece iki hafta süren bir durum oldu bu. İki hafta bile aslında kitap okuma konusunda büyük bir zaman kaybı ama yapacak bir şey yok, okuyamıyordum. 

Neyse ki sonrada tempomu az çok geri kazandım ve en azından okuma konusunda yeniden mutluyum :D

İşte bu ayın raporu;



OKUNANLAR

- Küçük Kara Balık / Samed Behrengi 5/5

- Bir Şeftali Bin Şeftali / Samed Behrengi 5/5

Bu ikisini Şule ablanın aylık çekilişinden kazanmıştım. İkisi de çok güzeldi, büyük-küçük herkesin okuması gereken, ince ama çok anlamlı kitaplardandı.


- The Night Circus / Erin Morgenstern 5/5

Okuma bunalımı döneminde okumaya çalıştığım, elimde sürünen, ama bitirdiğimde bir o kadar hayran olduğum bir kitap oldu Gece Sirki. Genelde uzun süre okuyamadığım, beni bunalıma sürükleyen kitapları bir daha görmek dahi istemem ama bu kitap gerçekten çok, çok güzeldi. Yorumu için; tıktıkk

- Yağmurla Gelen Mutluluk / Amber L. Johnson 4/5

Kitap fazlasıyla akıcıydı ve tam da olması gereken bir zamanda okuduğum için ilaç gibi geldi bana. Sadece bazı noktalarda hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmem gerekiyor. Yorumu için; tıktıkk

- Bir Yaz Gecesi Rüyası / William Shakespeare 4/5

Ağustos Ortası Okuma Maratonu kapsamında okuduğum ilk kitaptı. Bir klasik okumamız gerekiyordu ve ben henüz bir bunalımdan çıktığım için kendimi fazla zorlamak istemedim, bir oyun seçtim okumak için. Shakespeare her zamanki gibi yine beklentilerimi karşıladı. Okuduğum ilk komedyasıydı, bu yüzden biraz garipsedim ama yine de büyük keyif aldım okurken. 


- Kafalarına Bir Kurşun / Wilson&Watz 2/5

Bu çizgi romanı da Şule ablanın çekilişiyle kazanmıştım. Çok büyük hevesle başladığım için fazla sevemedim sanırım. Ehh işteydi.

- Albaya Mektup Yok / Gabriel Garcia Marquez 4/5

Okuduğum en akıcı Marquez kitaplarından biriydi sanırım. Çok güzeldi, anlamlı mesajlar içeriyordu. Kitapta çaresizlik ve ikilem duygusu çok güzel işlenmişti. Marquez seviyorsanız, kaçırmayın, okuyun.

- Hanım Ana'nın Cenaze Töreni / Gabriel Garcia Marquez 4/5

Kitap, bir öykü derlemesiydi. Yine hikaye derlemeleri arasında en sevdiğim kitap olmuş olabilir - ya da ben her Marquez kitabından sonra böyle düşünüyorum :D Hikayeleri hiç sıkılmadan, çoğundan büyük oranda etkilenerek okudum. 

- Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda / Yılmaz Özdil 5/5

Okurken dikkatimi çekti; aralarda insanların dikkatini önemli olaylardan uzak tutmak için basının üzerinde durduğu salak saçma olayları gerçekten de çok net hatırlıyordum. Arka planda kalan daha vahim olaylarıysa hiç görmemişim. Benim yaşlarımdaki insanların özellikle okuması gerekiyor, çünkü o yıllarda anlatılanları, yaşananları anlayacak olgunlukta değildik nesil olarak. Yılmaz Özdil neredeyse yorumsuz bir özet sunmuş, ayrıca dili akıcı ve oldukça sadeydi. Okurken aktardığı vaziyetlerin çelişkisi, insanların umursamazlığı, vurdumduymazlığı, pişkinliği sık sık öfkelendirdi, sinirlerimi bozdu, sinirden güldürdü. Herkesin okuması, okutması gerekiyor diyeceğim ama bakar kör olduktan sonra anlatılanların hiçbir şey ifade etmediği insanlar da vardır, olacaktır ne yazık ki.




İZLENENLER

Filmler

- Night Fare ( 2015 ) 2/5

- In The Blood ( 2014 ) 4/5

- Momentum (2015 ) 5/5

- John Wick ( 2014 ) 5/5

- The Forger ( 2014 ) 4/5

- Focus ( 2015 ) 4/5

- The Man From U.N.C.L.E ( 2015 ) 5/5

- Unknown ( 2011 ) 4/5




Diziler

- W ( K-Drama - 2016 ) 1-9. Bölümler 3/5

Diziye büyük hevesle başladım, herkes gibi ayılıp bayılarak bölümleri bekliyordum ama 8. bölümden sonra mı ne hikayenin gittiği yönü hiç sevmedim. Bir yerden sonra saçmalamaya başladılar gibi geldi, kurgunun içinden çıkılmaz bir hal aldığını hissetmeye başladım ve heves meves kalmadı bende. Belki devam ederim ama sanırım dizinin final yapmasını bekleyip yorumlara bir göz atıp öyle izlerim herhalde. Yeniden hayal kırıklığına uğramak istemiyorum çünkü. 

- Aftermath ( K-Drama - 2014 ) 1/5

Kısa bir dizi diye başlamıştım ki zaten bölümleri sekiz dakikaydı, bayağı şaşırmıştım. Bu yüzden zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz, bölüm birden bitiveriyor yani. Kısacası iki sezon bitirdiğime bakmayın toplam da yaklaşık iki saatte bitirdim diziyi. Ama... Hayatımdan iki saatin dibine kadar ziyan olduğunu düşünüyorum. Uzak durun. Bulaşmayın. 

- Supernatural / 10. Sezon - 1 - 12. Bölümler

Supernatural'ı senelerdir takip ediyordum, ta ki Ygs-Lys dönemi başlayana kadar. Diziyi ziyan etmemek adına, bir de stresli dönemlerimde bir şey izleme hevesim pek olmadığından ara vermiştim diziyi izlemeye. İki sezon geriye düştüm ama bölümleri art arda izlemek ayrı bir zevk vallahi :D Supernatural'ı çok önceden takip eden kesim artık kabak tadı verdiğinden, sıktığından filan bahsediyor ama beni hala sıkmadı, umarım sonuna kadar da sıkmaz çünkü dizinin havasına aşığım.

- Hitler : The Rise of Evil 5/5

Nasıl oldu da bu diziyi bu kadar geç keşfettim bilmiyorum. İki bölümlük minicik bir dizi olan The Rise of Evil ( Kötülüğün Yükselişi ) Adolf Hitler'in Alman halkını nasıl arkasına aldığını, bir diktatör olarak nasıl yükseldiğini anlatıyor. Alışık olduğumuz İkinci Dünya Savaşı belgeseli tarzında bir film değil. Öyle ki Hitler'in zirveye ulaşmasıyla dizi bitiyor, savaş dönemi hiç anlatılmıyor. Kısacası bize bilmediğimiz hikayeyi, olayların arka planını aktarıyor dizi. Kesinlikle öneririm. 

- The Book of Negroes 3/5

Kökler'den sonra yine kölelikle ilgili bir dizi arayışına girdim ve The Book of Negroes ile karşılaştım. Bu dizi de bir kitap uyarlaması. Hatta dizinin başları, Aminata'nın kaçırılış hikayesi, hatta başka ufak tefek ayrıntılar da çok fazla Kökler'i andırdı bana. Fakat kesinlikle aynı etkileyicilikte değil ne yazık ki. 

- Mirai Niki / 1-10. Bölümler

Hala yarısına dahi gelemedim ama bayağı sardı, özellikle Yuno karakteri favorim oldu.  






Siz bu ay neler yaptınız?

Benimle paylaşın!



8 yorum:

  1. Şu maraton herkesin imdadına koşmuş gibi.:D Yine de her anlamda verimli bir ay olmuş bence.^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, ağustos umutlarımı boş çıkarmadı neyse ki ^^

      Sil
  2. Rapor gayet iyi, senin adına sevindim gözde, okuma konusunda özellikle ;)
    W bilmiyorum yaa nasıl ilerleyecek, ben de biraz mırın kırın etmeye başladım, yeni bölümler geldi ama izlemedim daha =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dedim ya inşallah toparlarlar ve olayları harika bir şekilde bağlarlar da devam ederim ben de :/

      Sil
  3. ağustos ayının çabuk geçtiğine katılıyorum. twitter'da biri şöyle bir şey yazmış, ben de katılıyorum: "Temmuz 2 ay sürdü, ağustos 2 saat" :-)

    YanıtlaSil
  4. bu nasıl yaaa çok verimli geçmiş yaa. :) baksana, hitler ile ilgili yeni bir film var, adı da "ve karşınızda" :) hitler günümüze geliyor, izle ya çok eğlenceli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fragmanını görmüştüm sanki geçen sene, merak da etmiştim. Bir bakayım hemen :D

      Sil