27 Ocak 2016 Çarşamba

Yüzüklerin Efendisi - Kısım Bir : Yüzük Kardeşliği / J.R.R Tolkien | Kitap Yorumu



"Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf krallarına,
Yedisi taştan saraylarındaki Cüce hükümdarlara,
Dokuzu ölümlü insanlara, ölecekler ne yazık;
Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda,
Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi'ne.
Hepsine hükmedecek bir yüzük,Hepsini o bulacak,
Hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak
Gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda."
...

Öncelikle J.R.R Tolkien'e sonsuz saygılarımı sunuyorum. 

...

Bu seriye nicedir başlamak istediğimi bilenler bilir. Sonunda başlamış olmaktan o kadar mutluyum ki...

Kitap bittiğinden beri etrafta dolanıp bir şekilde tüm Orta Dünya Külliyatı'nı okumuş olmayı diliyorum.

 Okumuş olanları kıskanıp hasetimden çatlıyorum. 

Okumamış olanları düşünüp, buna kendim de dahilim, okumadan ölmemeleri için dua ediyorum. 

Aslında okurken kendi kendime 'Bu kitabın yorumunu yapmayacağım' diyordum. Ne yorum yapılabilir ki diye düşünüyordum ama haksızdım. Eleştiri sadece kötü yönde yapılan bir şey değildir sonuçta. 

Seriyi bitirdikten sonra, seri hakkındaki düşüncelerimi yazarım dedim sonra, ama seriyi bitirdikten sonra içimde oluşacak duygu ve düşünce kalabalığını da hesaba katıp birinci kısımın yorumunu taze taze yapayım dedim. 

Yüzüklerin Efendisi serisini okumayan ya da izlemeyenler bile hayatlarında en az bir kez duymuşlardır bence. Yüzükle ilgili olduğu çıkarımını yapmak da pek çaba gerektirmiyor. 

Yine de belki duymamış olanlar vardır diye, ya da duymuş ama tam olarak konusunu bilmeyenler için kısaca konusundan söz edeyim. 

Karanlıklar Efendisi Sauron'un yaptığı,diğer güç yüzüklerinin hepsine hükmeden Tek Yüzük bir takım olaylar sonucunda Shire'da yaşamakta olan Frodo Baggins isimli bir hobbite miras kalır. Yüzüğün sorumluluğu Frodo'nın omuzlarındadır artık.
Frodo yoldaşlarıyla birlikte Tek Yüzük'ü gölgeler içindeki Mordor'a doğru yola çıkarmak zorundadır.

...


Kitabı okumadan önce çok çelişki yaşadım. Farklı yerlerde farklı sıralamalarla Orta Dünya kitaplarının okunması gerektiği yazıyordu. Kimi yerde Orta Dünya Mitolojisini anlatan Silmarillion'un önce okunması gerektiği, kimi yerde de Yüzüklerin Efendisi Üçlemesiyle başlanıp sıranın geriye doğru takip edilmesi gerektiği söylenmişti. 

Ben de bu yüzden uzunca bir süre oyalandım. Daha önce-iki üç yıl önce sanırım- Hobbit'i okumuştum. Bu yüzden yüzüğün Bilbo'ya nasıl geçtiğini biliyordum. O yüzden dedim ki zaten filmlerden serinin sonunu da biliyorsun, üçlemeyle başla sen işe.

İyi mi yaptım kötü mü bilmiyorum ama sonunda başladım!


Kitabı okuduğumda anladım ki ben aslında konuyu tam olarak kavrayamamışım filmi izlemiş biri olarak. Kitabı okurken bu yüzden büyük keyif aldım. Kafamda kalmış soru işaretlerine cevap aldıkça daha da okuyasım geldi kitabı. 

Dili, evet, biraz ağır. Kimi yerlerde konudan kopup başka şeyler düşündüğüm oldu ve sayfayı baştan okudum filan. Ama ben bunu kitabın bir eksisi olarak görmüyorum. Kitabın ön sözünde de denildiği gibi bu, gerçekten de bir tarih kitabı ve hiç boşluk bırakılmadan anlatılması gereken bir hikaye.


Kısacası okumayanlara tavsiyem, dili ağır diye tereddüte düşmeyin bence. Hele filmleri izlediyseniz ve Orta Dünya'ya biraz da olsa aşinaysanız yazarın kalemi sizi o kadar yormayacaktır. 

Kitapla ilgili sevdiğim ikinci nokta, bu biraz filmle kıyaslamak olacak ama, hobbitlerimizin kişisel portreleriydi. Mesela Frodo'nun elli yaşında olduğunu bilmiyordum. Hobbitler filmde kitaptakinden daha çocuksu gösterilmişti, en azından bende uyandırdıkları izlenim bu olmuştu. Ama onlar, küçük görünseler de yetişkin insanlar, şey hobbitler, aslında. 

Mekan tasvirleri neydi öyle ya o.O

Adam gitmiş, görmüş, kalemi cana gelip anlatmış sanki. Tasvir okumaktan kimi insan sıkılır, bazen kitabına göre ben de sıkılırım ama, bu kitapta böyle okuma hızımı düşürüp kelimeleri tane tane sindire sindire okudum. Oraları görmüş gibi olmak için ağır çekimde okudum o sayfaları. Zaten dediğim gibi yazarın yaptığı harika betimlemelerle böyle hissetmemek olanaksız. 

Haritalara okumaya başlamadan bir bakıp inceledim ama okuma sırasında da devamlı açıp neredeler, nereye gidecekler filan diye kontrol etme ihtiyacı duydum. Bu da beni eğlendiren şeylerdendi. 

Lothlorien, kaçıp gitmek ve orada sonsuza kadar saklanmak istediğim yer. 


Şimdi düşünüyorum da Yüzüklerin Efendisi Üçlemesiyle başlamak benim için doğru bir karardı. 

Bana sorarsanız, Hobbit'in de üçlemeden önce okunması daha iyi. Üçleme bitince geriye doğru gitmektense baştan başlamayı tasarlıyorum. Silmarillion için o kadar heyecanlıyım ki!


Kitabı okuduktan sonra birkaç video izledim, linklerini bırakacağım, resmen kanım kaynadı. Dört dakikada LOTR Mitolojisi'ni anlatan bir videoydu ve acayip etkileyiciydi. Ben normalde bu kadar ciddi düşünmüyordum daha da gerisini okumayı... Ama kafama koydum, ölmez de yaşarsam, ömrüm yeterse okuyacağım kesinlikle. 

Yüzüklerin Efendisi'ne keşke daha önce başlasaydım da demiyorum, bence zamanı gelmişti ve daha erken okusaydım bana ağır gelebilir, güzelim eseri çarçur edebilirdim. 

Neler olacağını bildiğim halde, diğer kitaplar için bu kadar heyecanlıysam, kitabın yaşattıklarını bir düşünün yani :D

...

Söylemeden edemeyeceğim, Boromir çok mızıkçı ve uyuzdu -_-

...

İşte o videolar;

Not : Videolar, doğal olarak, Spoiler içermektedir.






...

Biliyorum, tam olarak kitap yorumu olmadı ama.. yorumlamak çok zor!


...

Şimdi gidip serinin ilk filmini bir kez daha, kitabı okumuş biri olarak izlemek istiyorum. Bakalım nasıl bir duyguymuş ^-^



Siz Yüzük Kardeşliği'ni okudunuz mu?

Yorumlarınızı benimle paylaşın!






22 yorum:

  1. Maalesef henuz okuma firsatim olmadi ama filmlerini buyuk bir keyifle izledim.ama arkdasimin soylemine gore kitaplari filminden daha etkileyici oldugu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşınıza katılıyorum ben de, ama filmleri de çok güzel bence :D Umarım okuma fırsatınız olur :')

      Sil
    2. Ben filmlerini cok begenmistim kesinlikle cok guzellerdi.insani bu dunyadan uzaklastirip fantastik diyarlara goturuyor resmen en cokta bunu seviyordum. Kitaplarini da bebegim biraz buyusun insallah :)

      Sil
  2. 3 cildi de okudum ve bir solukta bitirdim.Filmi ben okuduktan sonra çıktı,kitaplar kadar beni etkilemedi.Fantastik kitap sevenlerin bir solukta okuyacağı bir seri.Aslında kitabın dili ağır değil ama yoğun bir karakter ve konu bombardımanı var takip etmesi zor oluyor.Bazen dikkatiniz bu yüzden dağılıyor.Sizi kutluyorum bir kitap bu kadar güzel ve net tanıtılabilir👍Hartalar konusunda da aynı fikirdeyim ,incelemek eğlenceliydi..


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim, yazımı beğenmenize çok sevindim :') Sanırım ben de kitapları önce okusaydım, filmler bana da tatmin edici gelmezdi.. Karakter ve konu çeşitliliği konusuna katılıyorum, ayrıca mekan isimleri de insanın kafasını karıştırıyor arada.. Yine de o kafa karışıklığına değer :')

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Harry Potter'dan sonra en sevdiğim seri <3 Canım Silmarillion'ı bende sonra okudum hatta onunla ilgili bir yazı yazacağım. Keşke önce okusaymışım falan demedim açıkçası. Böyle seriler bir daha gelmez kesinlikle. Yazın için teşekkürler. Yüzüklerin Efendisine tekrar mı başlasam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de yeniden okunası bir seri, en sevdiklerim listesinin en üstlerinde yer alacağını hissediyorum şimdiden :') Rica ederim, ben teşekkür ederim ^^

      Sil
  5. Yüzüklerin Efendisi'ni izlemedim, kitaplarını spoilersız okumak için. :)) Ben de sıralamamı tarihi sıraya göre yaptım, Silmarillion'u önce okuyacağım. Tüm kitapları tamamladım ama nedense Silmarillion gözüme korkunç geliyor :D Birkaç sayfa okumuştum aldığımda, çok fazla karakter vardı :)) Ama o kadar özendirici bahsetmişsin ki hemen başlasam mı acaba dedim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmleri izlememekle aslında iyi yapmışsın ya kitap daha heyecanlı gelir şimdi sana :D Silmarillion'a çok ağır diyorlar ya, ondan gözüm korkuyor benim de ama bir yandan da çok merak ediyorum ve okumak için sabırsızlanıyorum :D

      Sil
  6. blog keşfine çıktım blogunu takipteyim.iyi bloglamalar.

    YanıtlaSil
  7. Filmleri hiç tam anlamıyla izlemedim. Annem delisidir tvde ne zaman görse durur izler, milyonuncu kez olsa bile. :) Konuyu genel hatlarıyla biliyorum fakat tamamen izlemeden önce kitapları okumak istiyordum ama yorumlarında ağır falan diye bahsedilince çekinmiştim. Bakalım alabilirsem bu CNR fuarında Hobbit'i alayım bari :) Güzel bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ya bana da ağır ağır dediler korktum ama o kadar da değildi bence. Hobbit ile başlarsan daha iyi anlayacaksın seriyi :') Beğenmen dileğiyle.. ^^

      Sil
  8. Yüzüklerin Efendisi'ni ben tek cilt olarak almıştım. Öyle daha güzel görünüyor diye ama şimdi okuma konusunda iyi yapmadığımı düşünüyorum. Çünkü çok kalın ve ağır bir kitap ve yazıları çok küçük. Bu yüzden okumayı sürekli erteliyorum ve bir süre daha erteleyeceğim ama okumadan ölmek istemem :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek Cilt almayı ben de çok istiyordum ama dediğin gibi okuyamam diye korkup vazgeçtim. Tüm seriyi ayrı kitaplar şeklinde okuduktan sonra tek cilt olarak edinmeyi planlıyorum inşallah :D Yine de bir solukta okursun tek kitap olunca, o da ayrı bir güzel olur :D

      Sil
  9. İtiraf etmek gerekirse gördüğüm yorumlardan sonra Yüzüklerin Efendisi'ni okumaktan korkar olmuştum. (Dili ağır vs.) Ama okuyunca, aslında ne kadar geç kaldığımı ve okumayı ertelememin ne kadar yersiz olduğunu gördüm. Ve Tolkien. Kesinlikle fantastik edebiyatın kurucusu, harika bir yazar. Serinin ikinci kitabını yakın zamanda alıp devamını getirmek istiyorum ben de.^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de üçlemeyi okuduktan sonra insan buz dağının sadece görünen tarafını okumuş gibi hissetmiyor mu! Sanırım Tolkien'in kaleminden gerçek sihir damlıyor, asla yeterli gelmiyor çünkü :D

      Sil