8 Aralık 2015 Salı

On İki Gezici Öykü / Gabriel Garcí­a Márquez | Kitap Yorumu





On İki Gezici Öykü, on iki kısa öyküden oluşan bir kitap. Hikayeler arasında bağlantı yok, yazılış tarihleri bile farklı. 

Kırmızı Pazartesi'den sonra, yazarın diğer kitaplarını da okumayı çok istedim. Böyle bir yazarın çok geç farkına varmış olmam bir süre utanç duymama sebep oldu. Sadece tek bir kitabını okumakla kalmak istemedim. 


Aslında herkesin önerdiği ve çoğunluğun da yazarın adını duyunca söyledikleri 'Yüzyıllık Yalnızlık' ve 'Kolera Günlerinde Aşk' listemin tepesindeydi. Daha sonra bu kitapları olabildiğince ertelemeye karar verdim. İkisinin de kötü yorumunu görmedim ve beğeneceğimden de neredeyse eminim. Bu yüzden onları sona saklıyorum. 




Neyse, On İki Gezici öyküye, Kırmızı Pazartesi'den sonra böyle bir gaza gelip başlamıştım hemen. Ama önceki kitabın etkisinden çıkamadığımdan, kitaba adapte olamadım bir türlü. İlk hikayeyi okuyup bıraktım. 


Bu ay sınavlar bitti filan, hafif bir şeyler okumak istedim, elim hemen bu kitaba gitti. İlk hikaye gerçekten sıkıcı gelmişti bana. İçindeki hikayelerden bazıları da sıkıcı geldi bana ama yazarın dili buna rağmen kitabı okutuyor. 


En etkilendiğim hikayeler "Ben Yalnızca Telefon Etmeye Gelmiştim", "Azize" ve "Karda Kan İzlerin" oldu. 




Bu dönem için iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Sadece hiç Marquez okumamış olanlar için şunu tavsiyem edebilirim ki başlangıç olarak bu kitap pek de iyi bir kitap değil. Bence, eğer hangi kitaptan başlasam diye düşünüyorsanız, benim gibi Kırmızı Pazartesi'den başlayabilirsiniz. Yorumuna buradan ulaşabilirsiniz. >> tıktık


Ayrıca pek öz söz okumayan biri olarak bu kitabın ön sözünü birkaç defa okudum, altını çizdiğim bir yer var ki bu satırlar Garcia Marquez'e daha fazla saygı duymama sebep oluyor. 


"Bir öykünün her bir yazılışının, bir öncekinden daha iyi olduğuna inanmışımdır hep. O halde, hangisinin en sonuncusu olduğunu nereden bileceğiz? Zekanın yasalarına değil, iç güdülerin büyüsüne kulak veren bir meslek sırrı bu; tıpkı pişirdiği çorbanın ne zaman hazır olduğunu bilen aşçı gibi. Yine de, ne olur ne olmaz diye, onları bir daha okumayacağım; kitaplarımın hiçbirini, pişman olma korkusuyla, asla bir daha okumadığım gibi. Onları okuyacak olanlar, onlarla ne yapılacağını bilirler. Neyse ki kağıt sepetine atılmak, bu On İki Gezici Öykü için, yuvaya dönüşün ferahlığı gibi olacaktır herhalde."


Bu kitabı okumakla okumamak arasında kalanlarınız varsa şunu söylemeliyim ki hikayeler olaydan çok durum, kesit hikayeleri ve karakter odaklılar. Bunu göz önünde bulundurarak başlarsanız kitaba daha fazla zevk alacağınızı düşünüyorum. Beklentilerinizi bu yönde belirlerseniz okuduğunuza kesinlikle pişman olmazsınız diye düşünüyorum.


Siz, On İki Gezici Öykü'yü okudunuz mu? Hakkında neler düşünüyorsunuz? Benimle paylaşın!





Özgün Adı : Doce Cuentos Peregrinos

Yazarı : Gabriel Garcia Marquez


Türü : Büyülü Gerçekçilik / Kısa Hikaye


Çevirmeni : İnci Kut


Yayın Yılı : 1993


Goodreads Puanı : 4.01


 >> Goodreads








Benim Puanım : 








4 yorum:

  1. Marquez okumak istediğim yazarların arasında, Kolera Günlerinde Aşk'ı almıştım ama beğenmezsem diye hala cesaret edemiyorum :D On İki Gezici Öykü'sünü hiç duymamıştım ama sevebilirim gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz iki kitabını okumuş olmama rağmen yazara şimdiden hayranım. Diğer kitaplarını için de, özellikle yukarıda bahsettiğim gibi Kolera Günlerinde Aşk ve Yüzyıllık Yalnızlık için, çok hevesliyim. Bir an önce yazardan bir kitap oku derim, bakalım beğenecek misin.. Okuduktan sonra yorumunu bekliyorum Marquez'in kalemi hakkında :')

      Sil
  2. ben de Kırmızı Pazartesi'yle başlayayım öyleyse :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsin. :D Yorumunu merakla bekliyorumm ^^

      Sil