2016 Klasik Kitap Okuma Maratonu (Yabancı) >> 3/15

Villette : Geçmişin Gölgesinde
Yazarı : Charlotte Bronte
Türü: Klasik
Çevirmeni: Nevriz Aksunkur
Puanım: 5/5


Mart ayında son okuduğum kitap "Geçmişin Gölgesinde" oldu. Mart ayı için aslında yabancı klasik olarak "Gurur ve Önyargı"yı okumayı tasarlamıştım ama yine ani bir karar değişikliği yaptım. 

Geçmişin Gölgesinde, Charlotte Bronte'nin yazdığı son roman. Ayrıca tıpkı Jane Eyre'de de olduğu gibi otobiyografik özellikler barındırıyor. 

Kimi yorumlarda insanların Villette'i daha çok sevdiğini gördüm, daha çok derken, Jane Eyre'den daha çok sevmişler.

Bana sorarsanız, ikisi de çok çok güzeldi ama Jane Eyre bir tık daha daha iyiydi benim için.

Sebebiyse kitabın sonu. Hakkında bir şey söylemek istemiyorum ama ben hoşnut olmadım açıkçası. 

Kitabın konusuna değinecek olursam;


Lucy Snow, genç yaşta ailesini yitirince vatanı İngilere'yi terk eder ve Villette adlı bir kentte, bir kız okulunda işe başlar. Lucy burada yalnızca geçmişin hayaletleriyle değil, geride bırakmayı arzu ettiği, kaçındığı duygularla da yüzleşecektir. (Alıntı)



Lucy karakteri bana kimi yerlerde Jane'i anımsattı. Aslında yazarın kendi deneyimlerini, yaşanmışlıklarını kitaplarında hissettirmesi çok hoşuma gidiyor.

Olayların seyri biraz ağır ilerliyor gibiydi, hatta ne olacağını sabırsızlıkla bekledim, çünkü bir şeyler olacağından emindim.

Neyse ki kitap istediğimi bana fazlasıyla verdi, beklentilerimi karşıladı.  Bir kere Charlotte Bronte'nin yaratmayı başardığı o gizemi çok çok sevdim. Hep karşılaştırıyor gibi oluyorum ama bu durum Jane Eyre'de de vardı ve kurguya gerçekten farklı bir boyut kazandırıyordu.

Olayların beklenmedik yönlere gitmesi ve sonrasında çözümlemenin çok yerinde ve mantıksal açıdan oldukça yeterli olması okuyucuyu kesinlikle hoşnut bırakıyor.


* Kimi yerlerde Lucy ile birlikte korktuğumu da itiraf etmeliyim. Rahibeli sayfalarda gerçekten ürktüm yani. *



Karakterlerin birbiriyle olan ilişkisi, diyalogu da çok hoşuma gitti bu arada.

Diğer yandan, mezhep farklılığı ve bunun doğurduğu zorluklar göz önündeydi kitapta. Ana karakterimiz Lucy bir Protestan ve yerleştiği şehirdeki insanlar Katolik. Çalıştığı okuldaki tek Protestan kendisi ve öğrencileri bile onun cehenneme gideceğini düşünüyor.

Lucy'nin Katolik mezhebi ve kilisesi hakkındaki düşünceleri çok radikaldi. Düşünmeden edemedim, acaba Katolik bir insan bu kitabı okuduğunda rahatsız olmuş mudur o düşüncelerden diye..

Gizem ve korku unsurlarını da içinde barındıran ve çok güzel işlenmiş, bir kadının kendi ayakları üzerinde durma öyküsü aslında Geçmişin Gölgesinde. Kısacası eğer Jane Eyre'i beğendiyseniz, yazarın bu kitabını da severek okuyacağınızı düşünüyorum.


Siz Villette'i okudunuz mu?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!