5 Şubat 2019 Salı

Şubat 5 // İlham Perilerim | 28DayBlogChallenge


Meydan okumanın dünkü konu başlığıyla ilgili bir yazı yazamadım. Moralim çok bozuktu, hatta bayağı karalar bağlamıştım. Sabahtan dişçiye gitmiştim. Yaklaşık bir hafta on gündür diş ağrısı çekiyorum. Herhangi bir dişim de değil  hepsi ağrıyor, öyle ki ağrı çeneme, boğazıma ve başıma da vuruyordu. Neyse, muayene sonucunda ağrıya neden olan şey(ler)in yirmi yaş dişlerim olduğu anlaşıldı. Şükürler olsun ki hiç çürüğüm yokmuş ama yirmilik dişlerimin çekilmesi gerektiğini söylediler.

Dişlerim vücudumda en çok dikkat ettiğim şeylerden biri. Diş konusunda gerçekten çok hassasım, dişçiye  gitmek düşüncesi bile tüylerimi diken diken ediyor o derece. Daha önce hiç diş çektirmedim, sadece bir kez bir dişime dolgu yaptırmıştım. O basit işlemde bile o kadar gerildim, o kadar stres oldum ki doktorla epey zıtlaştık.  Gömülü yirmi yaş diş operasyonlarına bakınca kanım dondu bu yüzden.

Kısacası dün keyfim hiç yerinde değildi. Yavaş yavaş kendimi alıştırmaya, hazırlamaya çalışıyorum ama bakalım. Umarım verilen ilaçlar faydalı olur ağrılarım geçer de çektirmek zorunda kalmam çok sevgili yirmi yaş dişlerimi.

Çok uzattım, bugünün yazısının amacını unuttum. Meydan okumanın bugünkü konu başlığı şu;

→ Sana ilham veren şeylerden bahset belki başkasına da ilham kaynağı olur.

Öncelikle her şeyden ilham alan biri olduğumu söylemem gerek. Uzun süredir duymadığım bir kelimenin kullanılması mesela, bir fırının önünden geçerken aldığım taze ekmek kokusu ya da taze çekilmiş kahve kokusu. Sokaktan aheste aheste geçen bir kedi, pencereden pencereye sohbet eden komşu teyzeler, soğukta tezgahının arkasında beklerken şiir kitabı okuyan bir satıcı ya da durakta yanımda bekleyen amcanın ayağındaki yıpranmış, eski ayakkabılar.

Böyle birbirinden alakasız şeyler görüp, duyup, kokladığımda birden hayal alemimde bir şeyler kıpırdanmaya başlar, çok uzak yerlerde çok tuhaf şeyler düşlemeye başlarım. O an olmasa bile günün sonunda başımı yastığa koyduğumda zihnime üşüşür beni hayal etmeye zorlarlar. Çok sık olmasa da onlardan aldığım ilhamla bir şeyler karalarım. Genelde oradan buradan devşirdiğim bu ilhamın birikmesini ve beni sıkıştırmasını bekliyorum sanırım. Hiç olmadık anlarda, hiç olmadık bir şekilde dışarıya vuruyor kendini. 

Neyse, şimdi bölük pörçük, birbiriyle alakası olmayan şeyleri değil de özellikle ilham aradığımda başvurduğum şeylere değineyim.

Doğa manzaralı tablolar. Şöyle resimler gördüğümde içlerine çekilmem hayallere dalıp gitmem işten bile değil. Kulağımda da bunu kolaylaştıracak bir müzik varsa oh... Müzik demişken, ilham sıkıntısı çekiyorsam açar klasik müzik dinlerim. Evdeki en rahat köşeye oturunca tam karşımda böyle bir tablo oluyor. Kulaklıklarımı takıp bulunduğum ortamı ruhen terk etmek benim için oldukça kolay hale geliyor. Tabii o günkü ruh halime de bağlı. Kötü bir şey yaşamamışsam ve keyfim yerindeyse bu kombinasyon harika sonuçlar verebilir. 

Bir başka ilham kaynağım, sevdiğim kitapların sevdiğim kısımlarını tekrar tekrar okumak. Bunu yaparken sık sık kendimi kaybedip söz konusu kitaplarla saatler geçirebiliyorum ama buna değiyor. Hem okuma keyfini yaşıyorum hem de bol bol ilham topluyorum ohhh.. Hemen bir örnekle fırsattan yararlanmak isterim;

Her şey yok olup sadece o kalsa, ben yine var olurdum; her şey yerinde kalıp da o ortadan kaybolsa, evren bana tamamen yabancı olurdu. Ben onun bir parçası olamazdım. - Uğultulu Tepeler / Emily Brontë

Bu ve buna benzer alıntıların insanı düşüncelere, hayallere sevk etmemesi mümkün mü? Bence değil.

Müzikle ilişkili olarak, bir hikaye anlatan video klipler izlemek de bana ilham veriyor. 

Mesela, Give me Love(Ed Sheeran), Dusk 'Till Dawn (Sia&Zayn), Another Love(Tom Odell), High Hopes(Kodalide), Sleep on the Floor hatta ve hatta the Ballad of Cleopatra(The Lumineers) müzik videoları tadından yenmiyor. 

Şuna bakın, resmen müzikle, şarkı sözleriyle ve video kliplerle harika bir hikaye yazmışlar, bayılıyorum.

The Ballad of Cleopatra


Sanırım bu kadar, aklıma bunlar geldi. Kim bilir belki de bana ilham veren başka şeyler de vardır ama ben farkında değilimdir. 

Haaa, bir de şu şarkı bana her dinlediğimde farklı bir şeyler çağrıştrıyor, beni farklı ruh hallerine sokuyor, hemen paylaşayım.


Size ilham veren şeyler neler? 
Benimle paylaşın!

12 yorum:

  1. çok keyifli oldu bu 28 day blog challange.....

    YanıtlaSil
  2. Benim de 2-3 yıldır çıkmayan 20lik dişlerim var ve kesin doktora gitsem aynısını söyleyecek ben de çok ağrıyana kadar gitmeyeceğim o yüzden :). Arada bir öyle çok ağrıyor ki çok iyi anlıyorum ne demek istediğini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çektirmek için randevu filan da aldım ama ağrılarım geçti gibi ya :D Ya da kendimi buna inandırmak konusunda çok başarılıyım :D

      Sil
  3. Öncelikle çok geçmiş olsun. Dişçiye gitmek beni de acayip derecede gerer. Umarım şimdi iyisindir. Yazına gelecek olursam, tüm maddelere aynen katılıyorum. Sanırım ben de çabucak ilham yakalayan birisiyim. Veya fazla hayalperest? :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim İlkaycım, daha iyiyim :') Bence de biz çok romantik ve hayalperestiz, bu harika bir şey bence :')

      Sil
  4. Geçmiş olsun Gözde. 20'lik dişleri birçok insana sıkıntı çıkarabiliyor. Neyse ki erken yaşında hallolacak. 40'lı yaşlarında olup da bu dilerler uğraşan insanlar tanıyorum.

    Okuduğum kitapların sevdiğim bölümlerini tekrar tekrar okumak benim de çok hoşuma gider. Aynı kitabı iki kez okumam ama hoşuma giden bölümleri ezberleyene kadar okuyabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya, bu dişler otuzlu kırklı yıllarda da çıkabiliyormuş. Hatta hiç çıkmayabiliyormuş da, mesela annemin yok ve hiç olmamış :D Ne imreniyorum ama! :D

      Sil
  5. çok geçmiş olsun , umarım çok sıkıntı yaşamadan halledilir diş gerçekten de geren bişey dikkat etmekte haklı buluyorum seni , ilham kaynakların da çok güzelmiş şarkıya bayıldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, şimdi daha iyiyim ağrılarım azaldı. Beğenmene çok sevindim :')

      Sil
  6. Ah geçmiş olsun sevgili Gözde, iki tane gömülü 20lik diş operasyonu atlatmış biri olarak diyorum ki korkma, ki ben de çok korkarım.. Hiç de geciktirme, ben çok uzun süre bekledim korkudan ama olup kurtulmak da fayda var.. Alınırken zaten birşey hissetmiyorsun alındıktan sonra da bir iki kere azıcık ağrıyor emin ol suan cektiğin ağrıdan fazlası değil..

    Ne güzel anlatmışsın ilhamlarını, taze ekmek taze çekilmiş kahve...
    Bazen kahvenin görüntüsü bile bana ilham verebiliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acı eşiğim çok düşüktür benim ondan korkuyorum herhalde... Ama dediğin gibi daha kötü olmadan harekete geçmekte fayda var, söylediklerin de içimi rahatlattı aslında çok çok sağ ol ^.^ Kahvenin görüntüsü... Benim de iştahımı açıyor :D

      Sil