1 Eylül 2018 Cumartesi

Ağustos 2018 | Aylık Rapor



Yaz ayları neden bu kadar çabuk geçiyor? Bunaltıcı sıcaklara rağmen ben günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Evet, kışı özledim ama bu kadar da hızlı geçmemeli tatil. Sizce de öyle değil mi ama?

Neyse, temmuz ne kadar yoğun geçtiyse ağustos da bir o kadar boş geçti. Boştum ama ne gönlümce kitap okuyabildim ne de film/dizi izleyebildim. Yaz rehaveti gerçekten çok kötü şey. Kısacası ağustos tatille ve tatil sonrası yorgunlukla geçti.

Ne garip, tatile dinlenmek için çıkıyoruz ama eve dönünce üzerimizde yine de tuhaf bir yorgunluk oluyor. Yeniden günlük hayata adapte olmak zor olabiliyor. Öyle işte, ağustos benim açımdan hiç ama hiç verimli geçmedi. 



Okunanlar

Tatilde kitap okuyamadım. Bayramda, çok çabalasam da kitap okuyamadım. Eve döndükten sonra kendimi okumak için çok zorladım ama olmadı. Bu ay üç kitap okumuşum. Biri zaten Temmuz'da başladığım bir kitaptı. Okuma hedefimin yedi kitap gerisindeyim. Bir an önce eski tempomu yakalamam gerekiyor yoksa yıllık hedefime ulaşamayacağım. Sorun hedefi yakalamak da değil aslında. Kitap okumayı çok özledim. 

- Silahşör / Stephen King ( 119 Sayfa)

Kara Kule yıllardır okumak istediğim, çokça da merak ettiğim bir seriydi. Yine bir tavsiye üzerine artık yeter deyip başladım okumaya. İlk kitap bence çok kafa karıştırıcıydı. Bir şeyler oldu ama aralarında bağlantı kurmakta oldukça zorlandım. Buna rağmen fazlasıyla akıcı ve merak uyandırıcıydı da aynı zamanda. Seriyi okuyanların yorumlarından anladığım kadarıyla kitaplar gittikçe güzelleşiyor. Bu yüzden aklım ne kadar karışmış olsa da okumaya devam edeceğim.

- Semerkant / Amin Maalouf (318 Sayfa) 

Okuduğum süre boyunca beni çok başka diyarlara götüren bir kitaptı Semerkant. Hem edebi açıdan, hem de tarihi bilgi açısından oldukça doyurucu bir eserdi. Edebiyat ve tarih sever biri olarak kitaba bayıldım. Hakkında yorumumu okumak için tıklayın.

- Günahkar / Tess Gerritsen (409 Sayfa)

Kafamı dağıtmak ve reading slumptan kurtulmak için okuduğum bir kitaptı ama garip bir şekilde beğendim. Bu tür kitaplarda sonucu hiç tahmin edemediğimden hep şaşırıyorum ve bu keyifli geliyor bana. Bir de beklentinin olmaması çok güzel bir şey ya.

*Bu ay toplam 846 sayfa okumuşum. 1000 sayfa hedefime ulaşamamışım. Daha iyisini beklemiyordum zaten, bunu hak ettim :'(

*İzlediyseniz, siz de bunu düşünmediniz mi bu sahnede? :D

İzlenenler

- Truth or Dare (2018) 1/5
O kadar gereksiz ve saçma bir filmdi ki..

- Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) 5/5
Yeniden izledim, hala muhteşem.

- Cruel Intentions (1999)4/5
Bunu da bir daha izledim. Şimdi, daha yüzeysel geldi. Sonunu da sevmedim. İlk izlediğimde ağlamıştım filan oysa.. Film kimi yerlerde bana Gossip Girl'ü hatırlattı. Acayip özlemişim onu da. Hasretim depreşti..

- Marrowbone (2017) 4/5
Biz buna gerilim filmi diye başladık ama bildiğin dram çıktı sonunda. İyi ki de öyle çıktı gerçi, çok duygusaldı. Gözlerimi doldurdu.

- 12 Monkeys (1995) 5/5
Off, of ne filmdi. Ben bu filmden hep uzak duruyordum anlamam diye. Yorumlar çok kafa karıştırıcı olduğunu söylüyordu çünkü. Ama daha fazla uzak kalamadım çünkü zamanda yolculuk kurgularını inanılmaz seviyorum. Film müthişti. Sonrasında bir sürü analiz okudum ve bu tür filmlerin en sevdiğim yanı bu. Sonrasında analiz okutmaları :D Ve Brad Pitt nasıl oynamış öyle o.O

- Görevimiz Tatil (2018) 3/5
Komedi filmi olmasına rağmen öyle çok güldürmedi ama verdiği mesaj çok güzeldi, göndermeler de hoşuma gitti. Demet Akbağ için bile olsa izlenir.


-Hemlock Grove 1. Sezon 4/5
Dizinin havası çok güzel; karanlık, kasvetli, gizemli. Konusu ilgi çekici, karakterleri sıradışı. Oyunculuklar da bence güzel. Ama hikayede boşluklar var gibi hissettim ilk sezon bittiğinde. Olanları izlerken boş boş baktım ekrana. Umarım ikinci sezonda bu sorun halledilir yoksa kafam basmayacak bırakacağım izlemeyi. 


Siz bu ay neler yaptınız?
Neler okuyup neler izlediniz?
Benimle paylaşın!

9 yorum:

  1. kitaplar filmler de iyi. sen özellikle iyi bir kitap okurusun vallası :) o kadar dizi izliyom bunu duymadımdı. bir bakarım. benim blogda da tonla dizi var zamanın olursa bakarsın. tom odell seviyom ben deeee :)

    YanıtlaSil
  2. Ağustos kötü bir aydı benim için. Bence bittiği iyi oldu :D Yazı sevmemin en büyük sebebi tatil olması olabilir. Yoksa o bunaltıcı sıcakların sevilecek elle tutulur bir yanı yok bence. Sonbaharda havalar serinleyeceği için bir aksilik çıkmazsa daha çok okuyabilirim diye düşünüyorum. Özellikle Semerkant merak ettiğim bir kitap. Her ne kadar Stephen King'in diline alışamasam da Kara Kule serisini de baya merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonbahar geldiği için ben de inanılmaz mutluyum, akademik dönem de başlayınca hayatım yeniden düzene girecek, sabırsızlıkla bekliyorum :D

      Sil
  3. Ben de bu tatillerde herkes dinleniyor da sadece ben mi yoruluyorum diyordum, yalnız olmamaya sevindim. Önerileriniz çok güzel, not ettim tavsiyelerinizi.

    YanıtlaSil
  4. Günahkar'ı beğendiysen serinin diğer kitaplarına da mutlaka bir bakmalısın Gözde. Günahkar 3. kitaptı yanlış hatırlamıyorsam ve devamındaki İkiz Bedenler de çok güzeldi. Tabii en iyisi seriye baştan başlamak :D

    Yaz tatili benim de atalet içinde geçti. Şurada okulların açılmasına iki hafta kalmışken tek dileğim yazın başına geri gitmek :D

    Eylül ayın çok daha iyi geçer umarım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O seriyi ben karışık okuyorum ya nedendir bilinmez :D Adaptasyon sorunu da yaşamıyorum bir şekilde. Mesela İkiz Bedenleri önceden okumuştum :D O da çok güzeldi. Eylül güzel başladı, güzel sonlanır umarım hepimiz için :')

      Sil
  5. Semerkant'ı ben de okumayı çok istiyorum ama öncesinde Fedailerin Kalesi Alamut'u okuyacağım. İkisi arasında hep önce Alamut'u okuyun yorumları görüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahsettiğin kitabı da ben merak ediyorum ama henüz almadım bile. Senin yorumun belki itici güç olur bende ablacım :D

      Sil