21 Şubat 2017 Salı

Almanya İzlenimlerim



Herkese yeniden merhaba!

Bu kadar uzun süredir ortalarda olmamamın sebebi Almanya'ya teyzemi ziyarete gitmiş olmamdı. Bazı arkadaşlarım benden oradan da yazı bekliyordu, biliyorum ama bilgisayar başına oturacak zamanım hiç olmadı. Hasret gidermekle öylesine meşguldüm ki..

Bu benim ilk yurt dışı deneyimimdi ve gerçekten çok heyecanlıydım. Gittiğim yer, daha doğrusu uçtuğum yer ilk olarak Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde yer alan Hannover şehriydi. Oradan da arabayla bu şehre 45 dk uzaklıktıkta olan Braunschweig isimli şehre gitmemiz gerekti. Orası teyzem ve ailesinin yaşadığı yerdi. 

Braunschweig topraklarında, Hitler döneminde Alman İmparatorluğuna bağlı Brunswick Devleti varmış ve Hitler'in Alman vatandaşlığı almasını sağlayan da bu devlet olmuş. Kısacası onun için önemi olan bir bölgeymiş burası. 

Şehre "Aslan Şehri" deniliyor. Sebebiyse on ikinci yüzyılda yaşamış, zamanının en güçlülerinden olan Saksonya dükü Aslan Heinrich. Meraklılar için ; Aslan Heinrich. Eyaletin ikinci büyük şehri olan Braunschweig buram buram tarih kokan bir yerdi bence...

Teyzemi altı seneden sonra ilk kez göreceğim için ne kadar heyecanlı ve duygusal olduğumu tahmin edebilirsiniz. Kuzenlerim en son gördüğümden beri felaket büyümüştü. Beni sadece telefondan gördükleri kadar tanıyorlardı haliyle. Bir de geçtiğimiz baharda ailelerine yeni bir bebek katılmıştı. Ben oradayken 11 aylık kadardı ve öyle sevimliydi ki sevmeye, öpmeye, mıncıklamaya hiç doyamadım. Bir de bebek sevmeyeli çook uzun zaman olduğundan acısını çıkarmaya çalıştım tabii..





İlk dikkatimi çeken ve hoşuma giden şey yapılar olmuştu. Hepsini hayranlıkla izleyip ne binası olduğunu soruyordum ve teyzem de bana gülerek "Onlar normal ev Gözde, insanlar yaşıyor içinde." gibi cevaplar veriyordu. Yine de ben hepsinin resmini çektim, çok güzellerdi. İnsan öyle güzel evlerde yaşamalı bence. 

Gerçekten de şehrin tarihi bir havası var, tabii ki yeni yapılar da mevcut fakat bu binalar da şehrin bu nostaljik atmosferini asla bozmuyor. Aksine buna uyacak şekilde bir yapılanma gözlemledim ben. 

Gürültü yok. Sessiz, sakin herkes, her şey. Bir kere dahi araba kornası duymadım. Burada gerekli gereksiz o kadar çok korna sesi duyuyorum ki günün sonunda sırf bu sesler yüzünden baş ağrısı çektiğim oluyor. Bizim insanımız çok tahammülsüz onu fark ettim böylece. 










Almanlar soğuk, mesafeli insanlar olarak anlatılıyor. Ya da ne bileyim, bana hep öyle geliyorlardı. Belki de devamlı soykırım filmleri izlediğimden böyle bir ön yargıya kapıldım. Fakat bence çok düşünceli ve nazik insanlar. Ayrıca çok da yardımseverler. Kötüleri de vardır elbet, neyse ki ben karşılaşmadım. İstisnalar her millette mevcut fakat benim "Almanlar soğuk insanlardır." düşüncem tamamen değişti. 

Bana o bölgede çok Türk olduğu söylenmişti fakat her dışarı çıktığımda bir Türkle karşılaşmayı beklemiyordum. Hatta bir keresinde farklı bir şehre gittim ve gün boyunca tam üç kez bir Türkle karşılaştım. Kendimi garip hissediyordum her Türk gördüğümde, sanırım alışık olmadığımdan. Aslında güzel bir his, taa oralarda dilini bilen, senin topraklarından biriyle karşılaşmak ama bende şaşkınlık ağır basmıştı her seferinde. 

İlk zamanlar alışveriş yapmakta bayağı zorlandım çünkü her fiyatı kafamda hemen dörtle çarpıyor ona göre alıp almamaya karar veriyordum. Sonunda teyzem bunu yapmayı bırakmamı yoksa hiç alışveriş yapamayacağımı söyledi. Aslında bence orada orta halli bir aile buradakinden çok daha iyi şartlarda yaşıyor, bunu gördüm. Yani buranın fakiri oranın orta hallisi sayılabilir. Fiyatları dörtle çarpmayı kestiğimde fark ettim ki, orada para kazanan biri olsaydım fiyatlar gerçekten çok çok uygun gelecekti. Fakat buradan döviz götüren bir insan ister istemez geri götüreceği ya da elindeki dövizler için verdiği parayı düşünüyor. 

Evet, çok alışveriş yaptım ve hala harcadığım miktarı Türk Lirasına çevirmemeye kararlıyım :D Yoksa uyuyamam herhalde :D

Kitapların ucuz, daha doğrusu oraya göre ucuz olmasını bekliyordum. Mesela burada 20 Lira olan bir romanın orada 5 Euro filan olmasını ama ne yazık ki hayal kırıklığına uğradım. Burada 20 Lira olan roman orada da gayet 20 Euro. Sakın dörtle çarpmayın, yoksa bu Almanlar bir kitaba bu kadar para mı veriyor diye şoka girersiniz :D Biz nasıl bir kitaba bu miktarı verirken çok gocunmuyoruz, onlarda da durum böyle demek. Sadece turist olarak ben üzüldüm yani :D

Aslında komik ve bir o kadar ilginç bir şey fark ettim. Buradaki büyük alışveriş merkezlerinde, herhangi bir markette çalışanlar hep gençtir. Bu gerçek benim Almanya'da dikkatimi çekti. Marketlerde, yani bizim Migros, Kipa gibi marketlerde ve normal alışveriş mağazalarında gayet de yetişkin hatta yaşlı denilebilecek insanlar çalışıyordu. Türkiye ile karşılaştırdığımda çok çok garibime giden bu durum aslında oldukça normal. Ben Türkiye'de yaşlı insanların böyle yerlerde çalışabildiğini hiç görmedim. Ama neden olmasın, niye çalışmasınlar ki yani :D Sanırım işsizlik sorununun olmamasından dolayı bu böyle. Genç kesim zaten işinde gücünde, bu şekilde eğitim gerektirmeyen işleri de yaşlılar yapabiliyor. Bizde üniversite mezunu işsizler mecburen bu işleri yapmak zorunda kalıyor. Galiba nedeni bu, siz ne düşünüyorsunuz?

Almanya'da bir ay kaldım fakat zaman çok hızlı geçti. Güzel olan her şey çabuk bitiyor. 

Bu gidişimde sadece Hannover, Braunschweig ve Wolfsburg'u gezebildim. Benimki daha çok akraba ziyareti gibiydi. Bir dahaki gidişimde teyzemle birlikte diğer büyük şehirleri de gezmeye sözleştik. 

Başka bir yazımda da Almanya'da okuduklarımı, izlediklerimi filan derlemeyi düşünüyorum. Orada da boş durmadım tabii okuma/izleme konusunda - çok verimli de değildim ama :D

Sağlıcakla kalın! :')

18 yorum:

  1. Türkiye'ye tekrar hoşgeldin Gözde! ^^
    Yazının geldiğini görünce hemen açtım okudum.Yapılar gerçekten şahane gözüküyorlar.Memleketimizde ise gezdiğimizde böyle yapı/bina göremiyoruz.Hepsini tahrip etmişiz maalesef.
    Ne çabuk gittin geldin cidden anlayamadım.İnşallah en kısa sürede tekrar gidersin ^^
    Diğer yazılarını da sabııırsızlıkla bekliyorum.Resmen yurt dışı açlığı içerisindeyim,ne kadar hiç gitmemiş olsam da bir yerlere..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, biz eski yapılarımıza özen gösteremiyoruz ne yazık ki, yoksa bizim de ülkemiz çok zengin bir mimariye sahip aslında. Mimar Sinan'ımız var bir kere! :D Aynen ya, çabuk döndüm değil mi :/ Olsun, blogumu da çok özledim kii :D

      Sil
  2. Ayyyy, sayende yurt dışına gitme isteğim oluştu, o ne güzel yazı öyle *-* Hele bebişi görünce kalpler oluştu gözlerimde, çok tatlıymış kerata :)
    Kitap harici güzel şeyler görülmüş, aile hasreti giderilmiş. Avrupa kentlerinin çoğunda programlı bir bina yapısı var, çok da özenli yapıyorlar binaları ama girmeyeceğim buna, bizimkileri düşündükçe ağlayasım gelir yoksa.
    Umarım sonraki gidişinde diğer şehirleri de görürsün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ama, ben de nasıl seveceğimi bilemedim :D Zaten o planlı yapılanmaya hasta oldum ben. Sadece gezilecek değil yaşanacak yerler oralar ama memleket başka tabii.. Umarım, teşekkürleeer :')

      Sil
  3. Güzel bir gezi olmuş. Avrupa'da bende tarihi yapıları çok beğeniyorum. Bu arada minik kuzenin çok tatlıymış, yerim o yanakları. 😍 Para konusuna gelince Türk lirası değer kaybettiğinden bu hale geldik maalesef, bunu iyileştirmeye çalışmıyorlar da. 😕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neyi iyileştirmeye çalışıyorlar ki? Neyse.. Çok teşekkürler, evet pek tatlı kendileri :')

      Sil
  4. Ayy gözdee!!! senin adına çok sevindim ne keyifli bir akraba ziyareti, alıyoruz enerjini, coşkunu... kuzenler, teyzenler ve Almanya ;)
    "Almanlar soğuk insanlardır." ben de öyle düşünüyorum aslında, bakalım bir gün gidersem ki zor önceliğim değil fikrim değişir mi? =)
    yaa şu x4 olayı maaalesef yurt dışında kabusumuz, insan çarpmadan edemiyor yahu, anlıyorum seni =(
    Bakalım neler izledin ve okudun, merak ettim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi ben kırdım o ön yargımı, gitsen, tanısan eminim sen de kırarsın Fenom :') Hele bir yaşlı teyzeye yol sordum, anlatmak için nasıl çabaladı tatlı şey görmeliydin. :D Para durumu zaten çok başkaydı ya :D

      Sil
  5. Hoş geldin Gözde :D Ben de nerelerde bu kız diyordum, bakıyorum blogunda yazı yok bakıyorum yok :D Ben yurt dışı gezimden geri döndüğümde, biraz yadırgamıştım burayı, özellikle de toplu taşımada :D Keşke biz de apartmanlar yerine öyle güzel evlerde yaşasak ki :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yadırganmayacak gibi değil ama ya :D Yaşamlarına her şeyden çok önem veren insanlar oldukları için içinde yaşadıkları yapılar da çok güzel. Burada çoğu insan "o günü geçirmek" için yaşadığından durum böyle ne yazık ki.. Gerçi bu da insanların suçu değil ya.. Neyse :D

      Sil
  6. Güzel bir deneyim olmuş senin için. Eğlenmene sevindim. Ben de hiç yurt dışına çıkmadım ve çok merak ediyorum. Yurt dışında tanıdığım kimse olmadığı için benim çıkışım turla bir hafta şeklinde olur ama yine de gitmeyi çok istiyorum. Kısmet :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öylesi daha eğlenceli, daha heyecanlı olur aslında Şule abla :D Dolu dolu bir hafta olur yani, hiç oturmazsın :D

      Sil
  7. Çooook güzel bir gezi olmuş. Bana da anca okumak düşüyor böyle yazıları işte -,- Binalara bayıldım. Almanca dersinde arada sırada Almanya'yla ilgili küçük bilgiler de öğreniyoruz öğretmenimiz sağolsun, yani yapılarının güzel olduğunu ve yerleşmenin ülkemizdekinin aksine daha planlı olduğunu biliyordum ama görmek bambaşka tabi. Şu yetişkin veya yaşlı çalışan mevzusu Bulgaristan'da da vardı. Gerçi oranın nüfusu da yaşlıydı ama olsun en azından işsizlik gibi bir sorunları yok. Ufaklık da çok tatlıymış maşallah ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Binalar konusunda evet, ben de planlı bir yapılanma olduğunu gitmeden biliyordum. Sonuçta Avrupa yani :D Fakat bu kadarını beklemiyormuşum demek hayran kaldım bayağı :D Ufaklık evet, tam yimelik :D

      Sil
  8. Aralıkta 10 günlük bir Almanya gezim olmuştu.Bendeki algı aynı şekilde Almanlar soğuk mesafeli insanlardır şeklindeydi.Bunu aksine tanıştığım ve karşılaştığım her bir Alman çok kibar ve yardımseverdi.Bir defasında elimde biletle hangi trene hangi yönden binmem gerektiğini anlamaya çalışırken biri yanıma yaklaşıp nereye gittiğimi sordu bana doğru yönü gösterdi yoluna devam etti.Çok şaşırmıştım çünkü öncesinde hayatımda gördüğüm en vasıfsız ama kendini Merkel'in sağ kolu zanneden bir türk tarafından aldığım şeyleri kartla ödemek istediğim için küçümsenmiştim.İşte dil,din,ırk demeden iyi insanlarda her yerde beyinsizlerde.Umarım bir dahaki gezine daha güzel yerler görür,daha çok gezersin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu gezimle, milletleri ön yargılarımızla genellemememiz gerektiğini anladım.. İnanır mısınız, ben de Almanya'dayken oradaki Türklerden garip davranışlar gördüm, çok şaşırdım. Almanlardan daha yabancı geldiler bana.. Umarım, inşallahh :')

      Sil
  9. Tarihten o kadar bir haberim ki Brunswick diye bir devlet olduğunu ilk defa duydum o.o

    Ve nasıl yani o güzelim yapılar ev mi? Hani içinde yattığımız, yemek yediğimiz falan? Resmen otur izle evleri yani hepsi birbirinden şahane. Onlar evse bizim buradakiler ne bilmiyorum :D

    Kuzenlerinin hepsi birbirinden afacan duruyor. Evde ses eksik olmuyordur herhalde :D Pembe tulumlu kuzenin de pek şekermiş ya. Yanaklarını sıkasım geldi :'))

    Her milletin iyisi de var kötüsü de. Sana iyilerin denk gelmiş olmasına sevindim :>

    Kitaplar 20 euro mu? 0.0 Yok yok hiç türk lirasına çevirmeye çalışmayacağım. Türk lirası azıcık değer kazansa keşke...

    Keyifli vakit geçirmişsin anlaşılan. Umarım ileride daha çok teyzeni ziyaret etme fırsatı yakalarsın :'))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi ben de ilk defa duydum ama duymamamız normal Eslem, sanırım bunlar feodal derebeylikler gibi, hani küçük küçük varlardı ya :D Evleri hem hayranlıkla seyrettim hem de çok kıskandım :D Kuzenler afacan evet, pek de tatlılar.. Teşekkürler, inşallahh :')

      Sil