3 Haziran 2016 Cuma

Yolun Sonundaki Okyanus / Neil Gaiman | Kitap Yorumu


Yolun Sonundaki Okyanus

Yazarı : Neil Gaiman
Çevirmeni : Zeynep Heyzen Ateş
Yayım Yılı : 2013
Türü : Fantastik / Büyülü Gerçekçilik
Puanım : 4/5


"Gerçek hayat katlanamayacağım kadar zorlaştığında kitaplara sığınırım."


Yolun Sonundaki Okyanus, gerçekten de yorumlamanın çok zor olduğu bir kitap bana göre. Bitirdikten sonra son sayfalarını tekrar okuyup kendimi bir boşluğa düşmüş gibi hissettiğim nadir kitaplar arasına girdi. Neil Gaiman'dan okuduğum ikinci kitap ve yazara bu kitabıyla daha da hayran olduğumu söylemeden geçemeyeceğim.

Konusunu hemen alıntılıyorum;

"Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock'a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor.

Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor… "





Kapağına ve adına bakarak aslında bu kitabın bir cinayet romanı olduğunu düşünüyordum. Yazarına bakıp aslında bu gaflete düşmemem gerekirdi ama ne bileyim, boğulan bir çocuk, katili bulmaya çalışan insanlar ve gizemli bir cinayet filan bekliyordum. Beni takip edenler bilirler, kitapları arka kapaklarını okumadan alıp, haklarında hiçbir şey bilmeden onları okumaya bayılıyorum. Tavsiye edilen kitaplar hakkında bile tek söz ettirmemeye çalışıyorum. Bu yüzden Yolun Sonundaki Okyanus beni çok şaşırttı. 

En hoşuma giden şey kitaptaki fantastik ögelerin kendine özgü oluşuydu. Basmakalıp gerçeküstülüklere yer vermiyor olmasıydı. Aslında kitaptaki atmosfer sizi hemen içine alan, hiç garipsemediğiniz bir dünyaya ait gibiydi. Bu yüzden okurken olaylara  hem şaşırdım hem de olanları gayet doğal karşıladım.

Ana karakterimizin adının olmaması sanırım kitaptaki en güzel sembollerden biriydi. Hikayenin anlatmaya çalıştığı şeyi aslında en basit yolla gösteriyordu okuyucuya. Neil Gaiman, kitapla ilgili soruları cevapladığı bir videoda, okurların kitabın sonuna kadar karakterin isminin olmadığını fark etmemesinin çok hoşuna gittiğinden bahsediyor. Gerçekten de öyle oldu. Kitabı bitirip yorum yazma işine giriştiğimde fark ettim ancak karakterin isimsiz olduğunu. Aslında isimsiz karakterler okuduğum oldu daha önce ama bu hikayeye tarifsiz bir şekilde yakışmıştı bu ayrıntı. 

Çünkü öykü, anlatılanlar ana karakterin isminden daha önemli. 




Kitabın garip bir şekilde insanı gerdiğinden de bahsetmem lazım. Gerilim sahnelerinde cidden yazarın kalemi cana gelmiş bence. Normalde çok çabuk korkan bir insan değilimdir ama ürktüğümü hissettiğim yerler oldu kitapta.

Yukarıda konusu geçen videoda yazar yine çok ilginç bir noktadan bahsediyor; "Bu kitapta bilim, büyüden ayırt edilemez. Hangisinin büyü, hangisinin bilim olduğunu anlamayı okura bıraktım."
Okuduğunuzda göreceksiniz ki gerçekten de yaratılan kurgu ne tam anlamıyla fantastik ne de bizim bakış açımızla gerçek. Yazarın kullandığı motifler hikayeyi bu iki kalıp dışına taşıyor ve mantıkla hayal gücünün harmanlanmış olduğu bir dünya sunuyor bize. 



Sanırım kitabın tek kötü yanı yalnızca 177 sayfadan ibaret olmasıydı. O dünyayı okuyunca insan hiç bitmesin istiyor gerçekten, daha fazlasını öğrenmek, daha fazla dahil olmak istiyorsunuz. Sanırım kırdığım bir puan da bu burukluk yüzünden oldu. Bittiğine inanamadığım kitaplar ben de hep bir kalp kırıklığına sebep oluyor galiba. 


Çok basit bir yorum yazısı olduğunun farkındayım ama sanki kitabı ne kadar anlatsam o kadar bendeki etkisini kaybedecekmiş gibi hissediyorum. Çok tuhaf bir his bu gerçekten, kitabın bıraktığı duyguları içime saklamak ve hakkında kimseye bir şey söylememek istiyor gibiyim. Kimsenin bilmesini istemediğim bir sır sanki okuduklarım. 



Kitabı okuyup benim gibi düşünenler vardır mutlaka. Bu konuda yalnız olmadığıma inanıyorum. 

Bu arada, sözünü ettiğim videoyu izlemek isteyebilirsiniz. Kitapla ilgili sorulan sorular da yazarın verdiği cevaplar da çok ilgi çekici. Ben videoyu izledikten sonra kurguya daha da yakın hissettim kendimi, ayrıca yazarın kitap hakkında verdiği bazı detaylar çok hoşuma gitti. 






Ufacık bir Spoiler içerebilir.

Şu solucan deliği olayı sizin de çok hoşunuza gitmedi mi ya? O detaya resmen aşık oldum ben. 

Bir de Ursula Monkton'ın insanlara zarar verme yolu çok düşündürücüydü kesinlikle. İnsanlara her zaman her istediklerini vermek onlara iyilik ettiğimiz anlamına gelmez. Çoğu zaman da istediğimizi sandığımız şeyleri, gerçekten de istemeyiz. Bu noktaya çok güzel vurgu yapılmıştı. Ben çook sevdim. 


ALINTILAR


"Canlıların sorunu bu," diye devam etti. "Uzun süre dayanmıyorlar. Bir gün yavrular, ertesi gün yaşlı. Sonra anılara karışıyorlar. Anılar silikleşiyor, birbirine karışıyor ve kaybolup gidiyor..."


"Yetişkinler, yolları takip eder. Çocuklar keşfe çıkar. Yetişkinler aynı yolu yüzlerce, binlerce kez yürümekten sıkılmaz; yoldan çıkmak, çalıların arasına dalmak, çitlerin arasındaki boşluklardan geçmek çoğu yetişkinin aklına bile gelmez."

"Kimsenin içi dışı bir değildir. Senin de değil, benim de. İnsanlar bundan çok daha karışıktır. Herkes için geçerli bir kural bu."

"Farklı insanlar olayları farklı hatırlarlar. Ve iki insanın, aynı yerde olsalar bile aynı olayı aynı şekilde hatırladığını pek göremezsin. Yan yana duruyorsunuzdur ama iş olayları anlamdırmaya geldiğinde, aranızda dağlar kadar fark vardır."

"Bana sorarsanız büyüklerin Narnia'yı, gizli adaları, kaçakçıları ve tehlikeli perileri okumak istememesi akıl alacak şey değildi."


Siz Yolun Sonundaki Okyanus'u okudunuz mu?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!





16 yorum:

  1. Kitabı okuduktan sonra yorumunu daha detaylı olarak okuyacağım. Spoiler uyarısını görünce gözümü hemen kapayıp aşağı indim :D
    Bu arada ne fark ettim blog temalarımız aynı ^____^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözde ben senin yorumunu bekleyip öyle okuyacaktım ama dayanamadm :D Olsun, yine de yorumunu merakla bekliyorum :') Ayy cidden ha, ben de bir yerlerden sevimli geliyor diyordum ^.^

      Sil
  2. Aayyy Neil Gaiman mı en sevdiğim :D
    Ben de çok beğenmiştim, mükemmel mesajlar içeriyor değil mi?
    Ve o son... Yine al kendin tamamla diye bırakmış öyle. Çok seviyorum adamı ya :D
    Bu arada mimledim senii :) http://minervadannotlar.blogspot.com/2016/06/mim-gozumu-korkutan-kitaplar.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, sonunu okuyunca bir kal geliyor insana :D Ayy mim mi? Hemen bakıyorummm ^^

      Sil
  3. Arka kapağı okumadan kitabı okumak güzel oluyor cidden ama bunu sadece güvendiğim yazarlarda yapabiliyorum :)) -Gaiman güvenilesi tabii- Hatta bu yüzden kitapların konularına pek değinmemeye çalışıyorum yazarken :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cidden ha, her kitapta o riske girilmiyor aslında. Ama bazı kapaklar öyle bir hazırlanıyor ki kitabı okumana gerek kalmıyor yani :D

      Sil
  4. Yazarın şu ana kadar sadece bu kitabını okuyabildim ve gerçekten harikaydı. Baş karakteri böyle bir sarılayım ama hiç bırakmayım istedim. Ben küvet sahnesinde çok fena oldum yalnız. O olaya sebebiyet verenleri ben boğmak isterdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o sahne çok fenaydı ya, kaç kere oha dediğimi hatırlamıyorum :/ Çok etkileyici yazılmıştı..

      Sil
  5. Anlatım için teşekkürler. Çok merak ettim kitabı. Okuyacağım mutlaka :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim.. Umarım benim kadar beğenirsiniz :')

      Sil
  6. Çok merak ettiğim bir yazar,listemde ilk sıralara aldım,tavsiye için sağol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyunca benim kadar beğenirsiniz umarım :')

      Sil
  7. Kitabı okumayı düşündüğüm için yorumlarınızı fazla okumamaya dikkat ettim. Oldukça ayrıntılı bir yazı olmuş. Ana karakterin isminin olmadığını okumasaydım keşke :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hatam, lütfen kusura bakmayın.. Keşke o ayrıntıyı spoiler kısmına dahil etseymişim. Yine de bunu bilmeniz hikayenin tadından bir şey kaybettirmeyecektir. Kitabı beğenmeniz dileğimle.. :')

      Sil
  8. Gozdeeee çok heyecanlandırdı bu kitap beni, seviyorum bu tarzı 😉 spoyu atladım ama okuyacağım çünkü 😂😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi yapmışsın çünkü çok güzel bir detay, okuyunca sen de çok seveceksin eminimm ^.^

      Sil